ŞÜKRAN AKGÜN

ŞÜKRAN AKGÜN

BİZ BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ.

A+A-

Dün; yani 15 Kasım’da “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet’inin” kuruluşunun 36. yılını kutladık.
1489 yılında başlayan Osmanlı’nın Kıbrıs macerası 1571 yılında II. Selim’in döneminde Osmanlı
egemenliğine girene kadar devam etmiştir. 1878 yılında imzalanan Kıbrıs Konvansiyonuyla
(anlaşma) ada İngiltere’ye kiralanmıştır. Ancak Osmanlı mülkiyeti olmaya devam etmiştir. Birinci
Dünya savaşı ile birlikte Osmanlı Devleti’nin müttefik devletlerle savaşa girmesine tepki olarak
İngiltere adayı 1914 yılında ilhak (egemenliği altına almak) etmiştir. Böylece adada süre gelen 308
yıllık Türk egemenliği sona ermiştir. 1878’den 1960’a kadar ada İngilizler tarafından yönetilmiş,
1960 yılında “ Kıbrıs Cumhuriyeti” kurulmuş ancak Yunanistan’ın Megali İdea (Büyük fikir)
programında Kıbrıs’ın İlhakı Enosis (birlik) adı altında yürütülerek Eokacıların katliamları 1974
yılına kadar acımasızca devam etmiştir. 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleşmiş.
Yapılan toplumlararası görüşmeler çıkmaza girince 15 Kasım 1983’te Kıbrıs Türkleri “Kuzey Kıbrıs
Türk Cumhuriyeti” adıyla bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.
Tarihi M.Ö. 7000 – 3000 Yeni Taş Devri ile başlayan Kıbrıs adası stratejik, jeopolitik ve
ekonomik olarak bu kadar önemli olmasının nedenine bakacak olursak;
*Türkiye Cumhuriyeti’ne yakınlığının 65 km. olması
*Doğu Akdeniz’in en büyük, Akdeniz’in ise üçüncü büyük adası olması;
*İskenderun ve Mersin körfezlerinin Akdeniz’in doğusundaki deniz ulaşımı;
*İsrail ve Suriye’nin liman ve sahil güvenliğini kontrol etmesi;
*Ortadoğu petrolleri ve petrol nakliyatı kontrolleri;
*Asya, Afrika ve Avrupa’nın merkezi konumunda olması;
*Girit ile birlikte su geçiş yollarının kesiştiği bir hat olması;
*Anadolu ve Ortadoğu arasında bir durak noktası gibi olması;
*Ortadoğu’ya açılmak isteyen devletler için vazgeçilmez stratejik ve ticari bir üs olması;
*Adayı elinde bulunduran gücün her zaman Türkiye’den Mısır’a, Lübnan’dan İran’a kadar olan
bölgeyi kontrol edebiliyor olması;
*Filistin bölgesine yakın olması;
*Ortadoğu’ya açılımları sebebi ile turizm ve ticaret açısından cazibe merkez olması;
*AB’nin gelecekte bu bölgenin enerji hatlarının olabileceği düşüncesi ile Güney Kıbrıs’ı AB üyesi
yapması;
*Doğu Akdeniz’de bir uçak gemisi, füzeler için rampa görevi yapabilecek koşullara sahip olması;
*Ada çevresinde bulunan zengin doğalgaz ve petrol yataklarının bulunması;
*Bakü-Ceyhan hattı ve Nabucca projesindeki geçiş konumu olması.
Her dönem stratejik önem ve özelliğini korumuş olan Kıbrıs Ada’sı başta Ortadoğu nüfuzu içindeki
önemli stratejik mevzi açısından İngiltere, Amerika, Kıbrıs Rum Kesimi, Avrupa Birliği ülkeleri ve
Annan Planını destekleyenler açısından büyük önem arz etmiştir, etmektedir. 
6 Eylül olayları, Kıbrıs Barış Harekâtı, Türkiye – ABD ilişkilerini derinden etkileyen Johnson
mektubuna bakıldığında adanın stratejik, jeopolitik ve ekonomik önemi bir kez daha
göstermektedir ki Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve tüm Türki
Cumhuriyetleri ile birlikte biz çok güçlüyüz…
Bu vesileyle bir kez daha Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet’inin kuruluş yıldönümü kutlar,
kurucusu merhum Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktas ve arkadaşlarını, Kuzey Kıbrıs
Harekâtını gerçekleştiren dönemin Türkiye Cumhuriyeti başbakanı merhum Sayın Bülent
Ecevit’i,Sayın Necmettin Erbakan ve devlet adamlarını, kurşunlanarak şehit edilen Dr. Fazıl Küçük, Dr. Nihat İlhan’ın
evde bulunmadığı sırada korunmak için sığındıkları banyo kuvvetinde kurşunlanarak
öldürülen savunmasız bir anne ve üç çocuğunu ve tüm şehitlerimizi, göçe zorlanan tüm
Kıbrıs Türkler’ini rahmetle, saygıyla ve şükranla anıyorum. 

Bu yazı toplam 1053 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum