ŞÜKRAN AKGÜN

ŞÜKRAN AKGÜN

TÜRKÇÜYÜZ... MİLLİYETÇİYİZ... TÜRKÇE KONUŞACAĞIZ...

A+A-

25 Kasım Pazartesi günü  merhum Alparslan Türkeş'in  102. doğum günüydü.
İnsanların kırk yıldır tanıyormuş gibi Alparslan Türkeş demeleri ve halen büyük bir coşkuyla doğumunun  yıldönümünü kutlamaları kendisinin toplumuyla özdeşleşmesinin bir sonucudur. Tarihte toplumu ile  özdeşleşmeyi başarabilmiş olan her lider büyük insandır. Bu vesileyle kendisinin doğumunun 102.yıldönümünü rahmetle,saygıyla ve sevgiyle kutluyor, Dokuz Işık doktrinin birinci sırasında bulunan “Milliyetçilik” prensibi ile bir kez daha yad ediyorum.
“MİLLİYETÇİLİK, Türk milletine karşı beslenen derin sevginin ifadesidir. Kalbinde başka bir ırkın gururunu taşımayan ve kendisini samimi olarak Türk hisseden ve Türkiye adayan herkes Türk’tür. Biz; Türk milletine mensup olduğumuza göre, bu milletin içinden çıkmış insanlar olduğumuza göre, elbette ki kendi milletimize karşı derin bir bağla bağlı olacağız ve bu milletin yükselmesi için bu milletin haklarının daima her çeşit tesirlerden uzak, her şeyin üstünde bulundurulması için çalışmayı görev tanıyacağız. İşte bu sebeplerden dolayı bizim milliyetçiliğimiz, Türk milletine karşı duyulan derin, köklü bir sevgi ve Türk milletinin içinde bulunduğu müşkül durumdan bir an önce, en modern en ilmi metotlarla çıkarılarak, en kısa yoldan modern uygarlığın en ön safına geçirilmesini sağlama duygusundan kuvvet alır. Milliyetçiliğimiz başkalarına karşı kin, garez duyguları ile beslenmez. Demek ki Türk milliyetçiliği Türk milletine karşı duyulan derin sevgi, bağlılık ve onu güç durumdan kurtarıp
kuvvetli, her çeşit korkudan, baskıdan uzak, şerefiyle yaşayan, müreffeh, mutlu ve model uygarlıkta en ön safa geçmiş bir hale getirmek isteği ve bu isteğin yarattığı duygudur. Birinci prensibimiz olan milliyetçiliğimizin özet olarak tarifi ve izahı budur.
Bunun yanına Türkçülük kelimesini de ilave ediyoruz. Milliyetçiyiz, Türkçüyüz. Neden Türkçüyüz? Çünkü milletimiz Türk milletidir. Türkçülük ne demektir? Türkçülük, Türk milletinin hayatının her safhasında, yapacağı her şeyin Türk ruhuna, Türk geleneğine uygun olması ve Türk’e yararlı olması amacının, fikrinin ön planda tutulmasıdır. Türkçe konuşacağız, Türkçeyi daima her şeyin üstünde tutacağız. Yapılacak her işte Türklük ruhuna, Türk’ün özelliğine uygun ve Türk milletine yararlı olması şartını göz önünden kaçırmayacağız. Türkçülüğün de kısaca tarifi budur. Birinci prensibimiz olarak aldığımız Milliyetçilik ve Türkçülük, kısaca yaptığımız bu izah ve tarihle İşte bu şekilde ortaya konmuş oluyor. “
Dokuz Işık, Sulhi Garan Matbaası Koll. Şti. İstanbul – 1967 / Dördüncü Baskı..

Bu yazı toplam 489 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.