Göğüs Hastalıkları Uzmanı Şevket Özkaya, elektronik sigaralara yönelik yapılan bilimsel çalışmaların sonuçlarının netleşmeye başladığını belirterek dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özkaya, “100’den fazla çalışma analiz edildi ve sonuç açıktır; elektronik sigara kansere neden olur” dedi.
Elektronik sigaraların 2000’li yılların başında geleneksel sigaraya göre daha temiz, daha az kokulu ve daha güvenli bir alternatif olarak pazarlandığını hatırlatan Özkaya, bu nedenle milyonlarca kişi tarafından hızla benimsendiğini ifade etti. Kullanıcıların yıllardır “Zararı var mı, sigaraya göre daha mı zararsız?” sorusunu yönelttiğini belirten Özkaya, bu tür ürünlerin zararlarının uzun vadede ortaya çıkacağını daha önce de dile getirdiklerini söyledi.
“Kanser riskini artırıyor”
100’den fazla bilimsel çalışmanın incelendiği kapsamlı analizlere dikkat çeken Özkaya, elektronik sigaraların özellikle temas ettiği akciğer ve ağız bölgelerinde kanser riskini artırabileceğine dair güçlü bulgular bulunduğunu vurguladı. Araştırmalarda insan, hayvan ve laboratuvar verilerinin birlikte değerlendirildiğini ifade eden Özkaya, elektronik sigaraların içerdiği kimyasalların hücre düzeyinde zarara yol açtığının ortaya konulduğunu kaydetti.
Hücre düzeyinde ciddi hasar
Elektronik sigaraların DNA hasarı, oksidatif stres ve kronik iltihaplanma gibi kanser gelişiminde kritik rol oynayan mekanizmaları tetiklediğini belirten Özkaya, bu faktörlerin doğrudan kanser oluşumuna zemin hazırladığını ifade etti.
Çifte kullanım riski 4 kat artırıyor
2024 yılında yayımlanan bir çalışmaya da değinen Özkaya, hem geleneksel sigara hem de elektronik sigara kullanan bireylerde akciğer kanseri riskinin, yalnızca sigara içenlere göre dört kat daha fazla olduğunun bildirildiğini aktardı.
Gençler için uyarı
Elektronik sigara kullanımının özellikle gençler arasında hızla yayıldığına dikkat çeken Özkaya, lise çağındaki bireyler ve 40 yaş altı kişilerde kullanım oranlarının arttığını belirtti. Elektronik sigara ile başlayan gençlerin ilerleyen süreçte geleneksel sigaraya geçiş yapma ihtimalinin daha yüksek olduğunu vurgulayan Özkaya, erken bilimsel bulguların göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Özkaya, gerekli önlemlerin alınmaması halinde gelecekte çok daha büyük bir halk sağlığı sorunu ile karşı karşıya kalınabileceği uyarısında bulundu.