Doğa Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürlüğü tarafından, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti Sulak Alanı’nda “Sulak Alanlar ve Geleneksel Bilgi: Kültürel Mirası Kutlamak” başlıklı bir etkinlik gerçekleştirildi. Kuş gözlem noktasında düzenlenen programda, dünyanın nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27’sine ev sahipliği yapan deltadaki sulak alanların ekolojik, kültürel ve bilimsel önemi ele alındı.
Etkinliğin açılışında konuşan Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş, Ramsar Sözleşmesi kapsamında sulak alanların korunması ve akılcı yönetilmesi konusunda Türkiye’nin uluslararası taahhütleri bulunduğunu belirterek, Kızılırmak Deltası’nın birçok canlı türü için hayati bir yaşam alanı olduğunu ifade etti. Çavuş, bu alanların korunması için tüm kurumlarla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Ergül Terzioğlu ise deltada yürütülen bilimsel izleme çalışmalarına dikkat çekti. Terzioğlu, 23 bin hektarlık Ramsar alanına sahip Kızılırmak Deltası’nın lagünleri, subasar ormanları, kumulları ve zengin biyolojik çeşitliliğiyle uluslararası ölçekte önemli bir doğal alan olduğunu söyledi. 1998 yılında Türkiye’nin 5’inci Ramsar alanı ilan edilen deltada, 350’nin üzerinde kuş türünün kayıt altına alındığını belirten Terzioğlu, 2015–2024 yılları arasında yaklaşık 81 bin kuşun halkalandığını ve bu verilerin alan yönetimine önemli katkı sağladığını kaydetti.
Terzioğlu ayrıca, 2025–2034 yıllarını kapsayan Kızılırmak Deltası Sulak Alan Yönetim Planı’nın 2024 yılı sonunda onaylanarak yürürlüğe girdiğini ifade etti. Yeni planda biyolojik çeşitliliğin korunması, su rejiminin sürdürülebilir yönetimi, baskıların azaltılması, izleme ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ile farkındalık çalışmalarının artırılmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını vurguladı.
Doğa Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürü Resul Doğan da Kızılırmak Deltası’nın 14 farklı ekosistemi bünyesinde barındıran yaşayan bir organizma olduğunu belirtti. Delta genelinde 368 kuş, 577 bitki, 31 memeli, 10 çift yaşamlı, 15 sürüngen ve 66 balık türünün tespit edildiğini söyleyen Doğan, Türkiye’de kayıt altına alınan 508 kuş türünün 368’inin bu alanda gözlemlendiğini ifade etti. Göç yolları üzerinde stratejik bir konumda bulunan deltayı her yıl yaklaşık 150 bin göçmen kuşun ziyaret ettiğini belirten Doğan, nesli tehlike altında olan dikkuyruk ve turna gibi türlerin de deltayı aktif olarak kullandığını aktardı.
Programda ayrıca Galeriç Ormanı’nın Türkiye’deki nadir subasar ormanlarından biri olduğuna, deltada kum zambağı, göl soğanı ve kardelen gibi endemik bitki türlerinin bulunduğuna dikkat çekildi. İç su balıkçılığı açısından da önemli bir alan olan deltada, kooperatifler aracılığıyla ticari balıkçılık faaliyetlerinin sürdürüldüğü bilgisi paylaşıldı.
Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş da belediye olarak sulak alanların korunması ve sürdürülebilirliği için gerekli çalışmaları desteklediklerini belirtti. Program, akademisyenler tarafından verilen sunumların ardından kuş halkalama ve salımı ile doğal yaşam gözlemiyle sona erdi.