Av.Anıl Türkoğlu

Av.Anıl Türkoğlu

SOSYAL MEDYADA HUKUK

A+A-

Son 15 yıl içerisinde bilişim ve telekominikasyon teknolojilerindeki gelişmelere paralel olarak, insanların bireysel ve kitlesel iletişim kurma gayesi, onlarca yıldır süregelen klasikleşmiş kahvehane, mektup, park, bahçe gibi iletişim argümanlarından ve etkileşim ortamlarından uzaklaşarak, internetin (evrensel süper güç) tercih edilmeye başlanmasıyla birlikte, sosyal medyayı da içinde barındıran sosyal ağlar toplum nezrinde önem ve değer kazanmaya başladı. Sosyal medya öyle etkili ve hızlı yayıldı ki; günümüzde geldiği noktada, arkadaşlık ve aile ilişkilerimizi, sevgilimizim kimliğini, hobilerimizi, saatimizin markasını, buz dolabımızdaki rafları, televizyonda izlenen kanalı, gardırobumuzdaki ceketimizin rengini, selam verme biçimimizi, okuduğumuz yada okumadığımız kitabı-dergiyi-gazeteyi, dinlediğimiz müziği, eleştirme biçimimizi, farkındalığımızı, duyarsızlığımızı, değer algılarımızı, etik yargılarımızı, mutluluğumuzu, idolümüzü…  sayma yöntemiyle bitiremeyeceğimiz bir çok şeyi değiştirdi. Sahip olduğu dinamik yapıyla değiştirmeye devam ediyor ve görülen o ki şüphesiz edecekte.
Her yeni platformda olduğu gibi sosyal medyada da ilk izlenim sınırsız bir özgürlük algısıdır. Bu algıyı benimseyenler haksızda sayılmaz aslında. Zira bu mecranın, kullanıcılarına sunmakta olduğu evrensel bir düzlemde hızlı etkileşim yaratma imkanı, sonsuz konfor alanı gibi geçmişe göre ütopik ancak giderek kanıksanan  fırsat ve imkanlar var ve bunlara ulaşmak saniyeler sürdüğü gibi bu mecranın hükümdarı ise parmaklarımız.


Dünyada, özellikle gelişmiş ülkelerin temel prensibi haline gelen, gelişmekte olan ülkelerin ise arzuladığı ve yöneldiği ilke olan hukuk devleti ilkesi her nasıl özgürlük alanı tanıyorsa aynı şekilde zaman zaman bu alana müdahaleler ederek kısıtlama ve sınırlamalarda bulunabiliyor. Sosyal medyadaki sınırsız özgürlük algısı da bu durumdan nasibini almaya başlamış durumda. Provoke amaçlı kullanımı, ulaşabileceği kitlenin büyüklüğü, kaynak tespiti ve doğrulama yapılmadan hızlı etkileşimin eksi yanları, hakaret ve  asparagas haberlerin uyandıracağı zarar, gibi etkileri dikkate alındığında makul seviyede yapılan hukuki müdahale ve getirilen hukuki düzenlemelerin elzem olduğu aşikar.


Whatsappta mesajlaştığınız arkadaşınızın size göre hiç de önem arz etmeyen size ilettiği bir mesajını ekran görüntüsü olarak kaydedip başka birisiyle paylaşmanız, belki de şaka olsun diye facebook arkadaşınızın fotoğrafı ile feyk hesap açmanız, size göre hakeretvari bir söylem içermeyen gönderiyi kendi hesap akışınızda paylaşmanız gibi sosyal medyayı kullanan herkesin başına gelebilecek bu ve buna benzer birçok eylem, bir gün adliyeye intikal etmenize, özgürlüğünüzün kısıtlanmasını doğuracak hapis cezalarına ve miktarı hafif olmayan para cezalarına sebep olabilir. Belki de bu güne değin onlarca kez bu minvalde eylemlerde bulundunuz, yargılama geçirdiniz yahut yargılama evresi için şikayet bekleyen davranış ve eylemleriniz var. Bu sebeplerle hukuki açıdan son derece önemli ve ağır sonuçları olan sosyal medya,  aydınlatılmaya muhtaç bir platformdur. 
“Sosyal Medyada Hukuk” başlığı altında yazmayı arzuladığım 3 bölümlük yazım ile tecrübelerim, araştırmalarım ve bilgilerim doğrultusunda siz değerli okurlara bu konuda farkındalık oluşturarak paylaşımlarda bulunmayı hedefliyorum.  Konunun ehemmiyeti ve güncelliği sebebiyle aşkın derecede olmasa da  ayrıntılı kapsamda olması için bölüm-bölüm paylaşımda bulunmayı faydalı görmekteyim.
Takip eden yazıda siz değerli okurlara sosyal medyanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki yerini, “Sosyal Medyada Hukuk” başlığının son bölümünde ise soyut bir alan olan sosyal medyada oluşabilecek hak ihlallerinde verilecek hukuk mücadelesinde, izlenmesi gereken yollar ile birlikte maddi ve manevi tazminat sorumluluğu doğabilecek haller hakkında paylaşımlarda bulunmayı ve bu başlığı nihayetlendirmeyi hedefliyorum.
“Sonunda 'Eyvah' diyeceğin şeylere, başında 'Eyvallah' deme, pişman ol fakat pişman ölme...”
 (Necip Fazıl Kısakürek)
Bu gününüz geçmişi güzel anılarla, geleceğinizi ise özlem ve hayallerle kucaklasın. Hoşça-kalın. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar