Van’da 2011 yılında meydana gelen yıkıcı deprem, dönemin imam-hatibi Abdulmecit Sağbalta’nın hayatında yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
Görev yaptığı caminin minaresinin depremde hasar görmesinin ardından yeni minare için beton veya taş yerine çeliği tercih eden Sağbalta, yıllardır kaynak işiyle uğraşmasının verdiği tecrübeyle ilk çelik minaresini kendi elleriyle yaptı.
Bir vatandaşın sponsorluğunda tamamlanan ilk minarenin ardından emekli olan Sağbalta, kurduğu atölyede çelik minare üretmeye başladı.
100’ün Üzerinde Minare Üretti
Yaklaşık 10 yılı aşkın süredir çelik minare üretimini sürdüren Sağbalta, bugüne kadar 100’ün üzerinde minare imal etti.
Van merkez ve ilçelerinin yanı sıra farklı illerden de sipariş aldığını belirten Sağbalta, ürettiği minareleri Samsun’un Bafra ilçesi ile Trabzon’un Maçka ilçesine de gönderdi.
Şimdilerde İstanbul’dan gelen iki ayrı sipariş için görüşmeler yürüttüğünü ifade eden Sağbalta, tek başına çalıştığında bir minarenin üretim ve montajını yaklaşık bir ayda tamamladığını, ekip halinde ise bu sürenin bir haftaya kadar düşebileceğini söyledi.
Depreme Karşı Çelik Minare Tercihi
Çelik konstrüksiyon minarelerin deprem ve olumsuz hava şartlarına karşı avantajlı olduğunu belirten Sağbalta, esneme kabiliyeti sayesinde minarelerin deprem sırasında daha dayanıklı olduğunu ifade etti.
Sağbalta, fırtına ve sert rüzgârlarda da çelik yapının esnekliğinin önemli avantaj sağladığını söyledi.
“Minare Bir Görüntüdür, Bir Şiardır”
Minarelerin camiler açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Sağbalta, “Minare bir görüntüdür, bir şiardır. Önemli olan camide minarenin bulunması, ezanların minareden okunması ve minarenin sağlam şekilde ayakta kalmasıdır” dedi.
“Minareyi Kim Yapacak?”
Mesleki eğitim ve çırak yetiştirme konusunda da dikkat çeken açıklamalarda bulunan Sağbalta, gençlerin yalnızca üniversite ve masa başı mesleklere yönlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Toplumun sanatkârlara ve ustalara da ihtiyaç duyduğunu belirten Sağbalta, “Herkes doktor, avukat ya da mühendis olursa ekmeği kim pişirecek, tarlayı kim ekecek, arabanın motorunu kim yapacak, minareyi kim yapacak? Sanat öğrenen insanların da olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.