Ömer Yayla-Eğitimci Yazar

Ömer Yayla-Eğitimci Yazar

Pandemide eve kapanan coçuklar

A+A-

Pandemi döneminde eve kapanan çocukların, geçmiş dönemlere göre çok daha fazla televizyon, tablet, bilgisayar ve telefon bağımlısı olduklarını velilerimizin ifadelerinden anlıyoruz.

Bilgisayar ve bunun yan ürünü olan internet hayatımıza girdikten sonra sokağın ve kötü arkadaşın yerini şimdi internet bağlantısı olan ev bilgisayarları aldı. Pandemi döneminde çoğu anne babalar, derslerine yardımcı olacak zannı ile yüzlerce dolar ödeyip çocuklarına bilgisayar aldılar. Bilgisayar bir makineden ibaret olup, ders öğretmek ve çocuğu daha akıllı yapmak gibi bir marifeti yoktur.


   Çocuklar, harçlıklarıyla eğitim programları yerine oyun CD’leri satın alıyorlar. Bilgisayarın başında saatlerce oyun oynayarak zamanlarını boşa harcıyorlar. Zamanlarının boşa gitmesi bir yana, çoğu şiddet içerikli savaş ve dövüş sahneleriyle dolu olan bu oyunlar çocukların saldırganlık duygularını besliyor. Bilgisayar oyunlarını incelediğiniz zaman sadece eğlendirmekle kalmadığını, aynı zamanda güçlü olma, kıyasıya yarışma, rakiplerini geride bırakma ve kazanma hırsı aşıladığını, bunları yaparken sevgi, yardımlaşma, paylaşma ve acıma duygularını körelttiğini görüyoruz. Korkak ve öz güvenden yoksun çocuklar, oyunu kazandıkları zaman kendilerini cesur ve kahraman hissediyorlar. Böylece başa çıkamadıkları gerçek dünyadan kaçıp geçici bir mutluluk veren sanal dünyaya sığınıyorlar.  İnternet bağlantısı olan her bilgisayar çocukların ve gençlerin ruh sağlığını bozmaya hazır potansiyel bir tehlikedir.  


   Ödevi için materyal toplamak amacıyla internete bağlanan bir öğrenciyi düşünün. Tamamen iyi niyetlidir, bilgi toplamaktan başka bir amacı yoktur. Arama motoruna istediği bilgiyi yazar ve “ara” komutunu verir. Arama motoru, bu bilgiyi alabileceği onlarca site adresini bir liste hâlinde verir. Çocuk bu adreslerden birini tıkladığı zaman, daha gireceği adres açılmadan bu adrese yamanmış  birkaç reklam sitesi açılıverir. Çocuğu sitede tutmak için ücretsiz abonelikten tutun da ücretsiz müzik ve film cd’si göndermeye varana kadar bir sürü cazip seçenekler ileri sürülür.  
   Çok masum bir amaçla internete giren bir çocuk böylece kendini zararlı bir sitenin içinde buluverir. Çocuklarınızı internetin zararlarından korumak için ilk yapacağınız şey, bilgisayarı herkesin göreceği bir yere koymaktır. Ondan sonra internetin faydaları ve zararları konusunda çocuğunuzu bilgilendirmeniz, bilgisayarda geçireceği zamanı sınırlandırmanız ve internete bağlı iken ara sıra kontrol etmeniz gerekmektedir. Sakıncalı sitelerin hücumundan korumak için birçok filtre programları olsa da bunlar etkisiz hale getirilmektedir.
   Hiç kimse çocuğuna dilediği zaman tanımadığı bir yere gitmesine, tanımadığı kişi veya kişilerle birkaç saat birlikte olmasına izin vermez. Ama çocuğumuzun odasında internet bağlantısı olan bir bilgisayar varsa ve odasının kapısını kapatıp kendi başına kaldığında ne yaptığını bilemiyorsak. İstediği zaman internete bağlanıp tanımadığı bir siteye girip tanımadığı kişi veya kişilerle birlikte olması muhtemeldir. Yapılan bir araştırmada günde iki saat ve daha fazla süre internette gezinenlerin internet bağımlısı olduğu  görülmüş. Bağımlılığı önlemek için; çocukların tablet internet ve telefon kullanım saatleri kısıtlanmalı. Cep telefonundan bir video açılarak çocuğa yemek yedirilmeye çalışılmamalı. Ailelerde mümkünse kablosuz internet yerine kablolu internet bağlantısı tercih edilmeli
Selam ve Dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.