Nazım Öldü Her Yer Levha Doldu

Nazım Öldü Her Yer Levha Doldu

Alaçam'da Karayolu'nda yapılan 'kanal çalışması' 18 yaşındaki Nazım Çor’a mezar oldu.

A+A-

Akşam işinden dönen genç, 'yola açılan kanala düşerek' hayatını kaybetti. Baba Çor, "Cinayet gibi, Sanki tuzak" ded. Alaçam’da Samsun-Sinop Karayolu üzerinde Karayollarına bağlı taşeron bir firmanın yaptığı kanal kazı çalışması 18 yaşındaki Nazım Çor'u hayattan kopardı aldı. Sabah işine giderken, açık olan yola, akşam dönüşünde motosikletiyle yola giren genç, toprak yığınlarını gördüğünde artık çok geçti. Frene bastı ama olmadı. Önce toprak yığınına çarptı, sonra 3 metrelik kanala uçarak hayatını kaybetti. Nazım Çor, Alaçam'da bir beyaz eşya mağazasında tezgahtar olarak çalışıyor, Bir yandan da eğitimi için hazırlanırken, diğer yandan da çalışarak ailesine katkıda bulunuyordu. Tek tutkusu motoru ve gitarıydı. Hayat dolu Nazım Çor, olay günü her zamanki gibi Yakacık Mahallesi'ndeki evinden çıkıp, Samsun Sinop Yolu bölünmüş karayolu üzerinden Alaçam'a işine gitti. İşine giderken, nereden bilirdi ki; dönüş yolunda çalışma olabileceğini ve orada hayatının son bulacağını. Akşam iş çıkışı evine dönerken saat 20.30 sıralarında evine yaklaşmıştı Bölünmüş yoldan motosikletiyle ilerlerken, birden 40 metre uzaklıkta bir toprak yığını gördü. Olanca gücüyle frene bastı. Tam 37 metre sürüklendi. Ehliyetli bir motosiklet sürücüsüydü ama hiç beklemediği bir an önüne çıkan toprak yığını, gördüğü son şey oldu. Önce kazıdan çıkan toprak yığınına çarptı, sonra uçtu ve 3 metre yüksekliğindeki kanala düştü. Kaskı yoktu. Kanlar içinde kanalda kaldı. KAZIYI GÖRDÜ AMA NAZIM İÇİN ARTIK ÇOK GEÇTİ Fren sesini ve çarpma gürültüsünü duyanlar koştu. Yakınları da o sırada evleri yakın olduğu için olay yerine koşmaya başladı. Kanalda yatan 18 yaşındaki Nazım Çor'du. O an, Nazım Çor'un son iş dönüşüydü. Önce Bafra Devlet Hastanesi'ne sonra ise Samsun'da özel bir hastaneye kaldırıldı. Ama artık çok geçti. Nazım, birbirine yakın mevkilerde karayollarının yaptırdığı yol çalışmalarındaki ilk kurban da değildi. Daha önce iddiaya göre dört kişi daha kaza sonrası yaşamını yitirmişti. Tüm yakınları Nazım'ın dönmesi için günlerce dua etti. Ama o sadece iki gün dayanabildi. Bir daha ne o sevdiği motosikletine binebilecekti, ne de gitarının tellerine dokunabilecekti. Nazım Çor, yakınları tarafından gözyaşlarıyla uğurlandı. Kaza sonrası ise kazı çalışmasının yapıldığı yolun başlangıcı ve bitimine birçok uyarı levhası konuldu. Güvenlik şeridi ile de kontrol altına alındı. Ama artık her şey için çok geçti. ACIMIZ ÇOK BÜYÜK Baba İnan Çor, "Acımız dinmiyor, oğlum bir hiç uğruna öldü" diye dert yanarken, adeta isyan ediyor. Baba Çor, "Bizim yoldan çıkışta bir uyarı levhası yok. Yolun kenarında çalışma yapmışlar bir kaç gün önce ama öyle bir küçük levha koymuşlar. Ama bizim halkımız yol kapalı olmadığı için oradan geri dönüyorlardı evlerine. Ama o akşam tuzak gibi olmuş adeta. Tamamen kapatılmış. Tüm yol kapatılmış. Ok işareti var ama yandan geç der gibi. Böylesine yol kapatılır da o yol ışıklı levhalarla trafiğe kapatılmaz mı? Hiç mi insan canı düşünülmüyor. Kaza sonrası kaç tane levha koydular. İlla ki kaza olsun diye mi bekliyorlar. Cinayet gibi bir kaza bu. Çocuğumuz gitti, yüreğimiz yandı, canımızdan can çıktı. Eşim Hediye ve çocuklarım Onur (16) ile kızım Eylem'in (13) gözyaşları dinmiyor. Acımızı anlatamam" diye konuştu. HALK M. KOÇAKER

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.