Kamu Kurumlarında “Sosyal Medya Mesaisi” Tartışması
Kamu kurumlarında mesai saatlerinde çekilen sosyal medya içerikleri tartışma yaratıyor. Vatandaş hizmet beklerken ortaya çıkan görüntüler, kamu hizmeti anlayışını yeniden gündeme taşıdı.
Hastaneler, okullar, belediyeler... Kamu hizmetinin kalbi olması gereken kurumlar, son günlerde sosyal medya akımlarının pençesine düşmüş durumda. Vatandaş hizmet beklerken, bazı kamu görevlilerinin mesai saatlerini içerik üretimine ayırması kamuoyunda tartışma yaratıyor. Vatandaşın hizmet beklediği anlarda çekilen videolar ve paylaşımlar, kamu görevine bakış açısını yeniden gündeme taşıyor.
MESAİ SAATİNDE "İNFULENCER'LIK " MESAİSİ
Kamu binaları, son dönemde görevli personelin kişisel sosyal medya hesapları için içerik ürettiği birer film platosuna dönüşmüş durumda. Beyaz önlüğüyle hastane koridorunda dans eden sağlık çalışanlarından, dersin ortasında sınıfı prodüksiyon alanına çeviren öğretmenlere kadar geniş bir yelpazede yayılan bu durum, meslek etiğini derinden sarsıyor. Devletin sağladığı çalışma saatlerinin kişisel sosyal medya hesapları için kullanılması, sadece bir disiplin sorunu değil, aynı zamanda etik bir ihlal olarak değerlendiriliyor.
DEVLETİN CİDDİYETİ ALGORİTMAYA KURBAN EDİLİYOR
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan “görevi dikkat ve özenle yerine getirme” ve “memuriyet vakarını koruma” hükümleri, bu tartışmanın hukuki boyutunu da gündeme getiriyor. Ancak uygulamada denetim eksikliği ve yaptırımların yetersiz kalması, kamu kurumlarında bu tür davranışların artmasına neden oluyor.
Eğitim alanında ortaya çıkan tablo ise ayrı bir çelişkiyi gözler önüne seriyor. Öğrencilere teknoloji kullanımı ve dijital bilinç konusunda rehberlik etmesi gereken öğretmenlerin, sınıf ortamında sosyal medya içerikleri üretmesi, eğitimin inandırıcılığını da tartışmalı hale getiriyor.
Özellikle “sosyal ve samimi belediyecilik” adı altında parlatılan içerikler de son dönemde hayli tepki çekiyor. Vatandaş; belediye başkanından veya personelinden bir “içerik üreticisi” performansı değil, kapısının önündeki soruna somut bir çözüm bekliyor. Samimiyet adı altında sunulan şık kurgular ve eğlenceli videolar, maalesef aksayan hizmetlerin yerini tutmaya yetmiyor.
SOMUT KISITLAMA ŞART!
Kamuoyunun cevabını en çok merak ettiği soru ise şu: Devlet, bu içeriklere neden sessiz kalıyor? Sosyal medya kullanımıyla ilgili kurum içi yönetmeliklerin güncellenmesi ve mesai saatleri içindeki bu disiplinsizliğe karşı net, caydırıcı yaptırımların getirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluk olarak görülüyor. Vatandaşlar genel olarak kamu hizmetinin kesintisiz ve odaklı şekilde sürdürülmesini beklerken, mesai saatleri içinde sosyal medya kullanımına yönelik daha açık kurallar getirilmesi gerektiği yönünde görüşler dile getiriliyor.


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.