Emin Günaydın

Emin Günaydın

ÇAĞŞUR (ESENÇAY) KÖYÜ YANGINI VE KATLİAMI

A+A-

I.Dünya savaşında ilk önemli Rum çetesi Bafra çevresinde görülmüştür.

Bafra’nın Nebyan bölgesi,yerinin sarplığı Rum köylerinin yoğun oluşu, buradaki Rum köylülerinin asi ve silahşor olması gibi bir takım sebepler dolayısıyla Pontus Rumluğu faaliyetlerinin ilk görüldüğü yer olmuştur. Nebyan bölgesinde özellikle 17 Rum köyünün o zaman ki resmi nüfüs  sicil kayıtlarına göre 8612 nüfus ve 1457 hanesi vardır.Hemen hemen 1500’e yakın silahlı insan çıkara bilen 17 Rum köyü seferberlik emrine uymadıkları gibi, aynı emre uymak istemeyen Bafra Rumları da Nebyan’a katılmaya başladılar .Nebyan’da toplanan Rumlar kendilerinde yeterli bir güç ve kuvvetin mevcudiyetine inandıktan sonra saldırıya geçmeye karar verdiler.

 

 

Kasnakçımermer köyünden iki Müslüman köylü ters bir yönde sırt sırta bağlayarak diri diri yakmışlar böylece Nebyan’da senelerce devam edecek olan kanlı sahneyi açmışlardır.

Bu olaydan sonra görevine giden bir jandarmayı, birliğine katılmaya çalışan bir askeri tarlasında saban süren bir çiftçiyi öldürmüşler, yollarda rastladıkları kadınların ırzlarına geçmişlerdir. Bu iğrenç olaylardan sonra Nebyan çeteleri asıl toplu facialara giriştiler. İlk kanlı sahne 1917 de Çağşur köyünde sergilendi.Nebyan bölgesindeki yoğun Rum köylerinin arasında 6 İslam köyü bulunmaktaydı bunların nüfusu 1000 kadar olup,Rumların üçte biri derecesinde idi.İşte bu köylerin en büyüklerinden olan 150 haneli Çağşur köyüne Nebyan çeteleri bir gün ansızın baskın yaptılar.Köyü baştan sona yaktılar. Köy halkını beşikteki çocuktan, en yaşlı ihtiyarına kadar tamamen öldürdüler. Bu köyden pek azı kurtuldu. Onlar da olay, esnasında köyde bulunmayanlardı. Bu kanlı vahşi başarıdan sonra cüretlerini artıran caniler Koşaca köyünü de aynı şekilde yakarak köy halkının tamamını öldürdüler.

 Yangından tamamen yok olan Çağşur köyü İstiklal harbinden dönen çağşurlular tarafından yeniden kurulmuş böylece evsiz barksız kalanlar baba yurtlarına yeniden dönmüşlerdir.

Çağşurda ve çevresinde yaşanan olayları görgü tanıkları şu şekilde anlatmıştır.

 MEHMET ÇAN

Ansızın kurşunlar patladı. Her taraf aydınlanıverdi. Gündüz olmuştu sanki. Bağırtılar, çağrışmalar, ağlamalar kıyametler kopuyordu. Basıldık Rum çeteleri bastı yandım anam! O kargaşada camiye dolduk. Camiden kendimizi savunuyorduk. Büyüklerimiz de dışarı kurşun atıyorlardı işte bu caminin yerindeydi yine. Caminin önündeki çam ağaçları da tutuşmuş yanıyordu. Uzun müddet camiye giremediler. Daha sonra alt taraftan delik açtılar içeri paçavralar attılar. Yanıyorduk. Büyük bir kargaşa ağlamalar, çığlıklar köyün her tarafından feryatlar yükseliyordu. Yanmakta olan çam ağacı tam önüme düştü. O sırada anam sarıldı. Beni kaptığı gibi koşuyordu her tarafı yanan insanların kokusu sarmıştı. Bizi yanmayanları şu tarlanın başına topladılar çete başı Kavakloğon Yuvani at üzerinde görüldü. Etrafına bakındı gördüğü manzara kendi eseriydi .

Anası süngülenmiş, ölmüş fakat kucağındaki yavrusu hala memesini emiyor.

 Parça, parça kesilmiş cesetler ve çayın içinde işkence gören Türkler. Türklerin sırtına binmiş çayın içinde gezen genç çeteler.

 Genç yaşta insan kasabı olmuş Rum izcileri.

Çete başı Yuvani gördüğü manzarayı az bulmuş olacak ki işkenceye ve devam etmiş .

İstediği bir teneke altına aldığı halde babasının gözleri önünde anneleriyle  birlikte aynı süngüyle öldürür  çocukları.

Evsiz barksız kalan Çağşurluların büyük bir kısmı Bafra'ya bir kısmı da çevre köylere yerleştirilmiş yoksullukla geçen senelerden sonra 1923 yılında çetelerin o bölgeden temizlenmesi ile sağ kalabilenler Baba yurtlarına yeniden dönmüşlerdir

Hasan ER  1909 Doğumlu

Çağşur köyüne Rumlar geldiler, onların köyde dostları vardı,dostlarına dediler ki ,siz gidin köyden Osman Ağa vardı ,siz birkaç kişi buradan gidin dediler .Rumlar akşam köyü sardılar sabahtan ateşe başladılar, ikindi vaktine kadar ateş devam etti. İkindi vakti ateş köye sıçradı,ondan sonra Çağşur halkını camiye koydular, yaktılar .Yakaladıkları yerde diğerlerinde kestiler ,derilerini yüzdüler .Bunlar Nebiyan çeteleriydi,ikindiden  sonra kurtulan Çağşulular aşağı köylere kaçtık ,başka köylerde mecburen 6 sene kaldık ,6 seneden sonra yavaş yavaş köyümüze gelerek evimizi barkamızı yeni baştan yaptık .Çoluk çocuğun nafakasını temin ettik bundan başka bu olayları yaşayan kalmadı bu köyde. O zamanki olaylarda Düz, Çağşur, Sarpun,Düzceyi  ,Ayermeyi  yaktılar, çok feci günler geldi geçti. Karı kesmek ,erkek kesmek herkes buldu buldu kesti tavuğun ölüsü kadar insan ölüsünün değeri yoktur bu çetelerce.

Daha önce Türklerle iyi geçinen Rumların katliamlarının sebebi şunlar ; Yün Dağı'nda 3 jandarmayı kestiler, yüzdüler yaktılar ben bunların ölüsünü gördüm .Ondan sonra iş azıttı da azıttı Rum çeteleri köyleri yakmaya başladılar , yapmadıkları bir şey kalmadı. Seferberlik çıktı, iş aza aza Atatürk'ün zamanında geldi Kuvayi milliye kuruldu Yunan harbi çıktı. Harp bitene kadar bu işler devam etti. Allah razı olsun Atatürk'ten ,Atatürk bu ülkeye önderlik yaptı Müslümanların çoğunu kurtardı. Atatürk'ten ve Kuvayi milliye'den Allah bin  kere razı olsun .Sonra Yunan harbi bitti .İslam ölüsü de bitti işte ben bu kadar bunları biliyorum Çağşurdan  kaçarak sığındığımız köyde de bir kez daha Rumlar bize saldırdı, evde bir tek dedem vardı erkek olarak o da yaşlıydı silah kullanmadan gece geldiler buradan kapıları kırdılar bir de hizmetkarımız vardı dedem bizi çoluk çocuk kadınları ormana kaçırdı rumlar evi soyarken yatağın içinde bir adam (hizmetkarı) bulmuşlar bunların adamı olsaydı bunu burada bırakmazlar dı demişler. ağlamaz vardı .Ağılda malları sürdüler. at vardı atı aldılar davarları sürdüler. bizde dağlara kaçtık. Atı, davarı ,eşeği her şeyi götürdüler. Fırsat ellerindeydi.

ABDULLAH YILMAZ  1325(1909)

Yunanistan'dan cesaret alan bura Rumları azıttı, bizi rahatsız ettiler, evlerimizi yaktılar, dağlarda yattık, dağlardan geldik tarlamızda çalıştık ,malımızı aldırmadılar .babalarımız seferberlikte idi zaten ,bizler dördümüz de babalarımızı hiç bilmeyiz, babalarımızın ekmeğini yemedik, bir kocakarı anamızla kaldık, nihayet analarımız dilendiler dolandılar bizi beslediler. Rumlar bize çok rahatsızlık verdiler, hakaret ettiler. Atatürk Samsun'a geldikten sonra hükümetimiz kuvvetlendi .Erzurum'a gitti. Ankara'ya gitti .Derken daha sonra asker kuvvetlerince Rumlar bu kayalarda duruyorlardı ,bu kayalardan bunları hükümetin askerleri çıkardı, ondan sonra buralara huzur geldi .Yunan antlaşma yapıldı. Bunlar Yunanistan'a gönderildi. Oradaki bizim milletimizi de Türkiye'ye getirildiler .Ondan sonra rahatladık .Babamız da gitti anamız da gitti. Ne malınız kaldı ne ticaretimiz kaldı, hepsini Rumlar aldı. Yapılarımızı bile söktüler, kendi köylerine götürdüler. Rumlar Çağşur Köyü'nü yakınca asker geldi bizi  aldı götürdü Düz köye kadar götürdü .Allah razı olsun askerimizden ,milletimizden hükümetimizden. Buradan giderken hiçbir şey almadan gittik, yorganımız bile yoktu 8 -10 sene aşağı köylerde kaldık ondan sonra geldik. Ne öküz ne inek var ,fakirlikle 8 10 sene de öyle geçirdik. Nihayet yavaş yavaş bu hallere geldik çok şükür. Atatürk'ün sayesinde ,devletimizin sayesinde bu rahata erdik. Allah razı olsun hepsinden Allah o günleri bir daha göstermesin.

EMİN GÜNAYDIN

TARİHÇİ-SOSYOLOG

 

KAYNAKLAR

1-ALİ AK,KURTULUŞ ŞAVAŞI YILLARINDA BAFRA,SAMSUN 1983

2-DR.YILMAZ KURT,PONTUS MESELESİ,TBMM BASIMEVİ,ANKARA 1995

3-SITKI KAYAOĞLU,GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA VE PONTUSA         DARBE,SAMSUN 2018

4-SERPİL SÜRMELİ,SAMSUN VEÇEVRESİNDE PONTUS HAREKETİ,ANKARA ÜN. TÜRK İNK. TARİHİ ENS. ATATÜRK YOLU DERGİSİ,1997,CİLT 5,SAYI 19,S.327

5-SAFFET AY BAFRA YEREL TARİH FACEEBOOK

6-MAHMUT ÜSTÜNER, BAFRA TARİHİ ARAŞTIRMALARI ALTIN YAPRAK DERGİSİ 1936,SAYI 19

7-LEYLA POYRAZ,PONTOSUN KALBİ NEBİYANIN PARTİZANLARI

Bu yazı toplam 375 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.