Av.Anıl Türkoğlu

Av.Anıl Türkoğlu

BİR ÇİFT ÇORABA HAPİS CEZASI

A+A-

Küçük yahut büyük ölçekli işletmenizde satış raflarınıza koyduğunuz bir adet taklit marka çorap hapis cezası almanıza ve yüklü miktarlarda tazminat ödemenize sebep olabileceğini biliyor muydunuz? 
Günümüzde ayakkabı, gömlek, tişört, çorap gibi bir çok ürün ünlü ve büyük markalar tarafından üretilmektedir. Bu firmalar ürettiği ürünlerin hukuki himayesine alarak, tüm semerelerinden faydalanmaktadır. Ancak günümüz ekonomik pazar ve şartlarında, bu tarz ürünlerin çakma/sahte/taklit diye tabir edilen benzerlerinin de üretildiği ve bir çok işletme tarafından satışa arz edildiği görülmektedir. 
22.12.2016 tarihli Sınai Mülkiyet Kanunu ile taklit ürünlerin piyasada yayılması, satılması, haksız şekilde kazanç sağlanmasının önüne geçilmesi adına kanun koyucu tarafından yazılı bir metinle önlem adımları atılmıştır.
Bu kanun ile ticari amaçla; taklit ürün üretmek, satışa sunmak, satmak gibi eylemler yasaklanmış ve bu eylemleri icra eden kişilere maddi ve cezai anlamada sorumluluklar getirilmiştir. 
Taklit ürün tabirinden anlaşılması gereken şudur ki; hukuki hakları bir gerçek veya tüzel kişiye ait markanın, aynısının veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin 3. Kişilerce izinsiz olarak kullanılması hali.
Sınai Mülkiyet Kanunu 30. Maddesinde, marka hakkına tecavüz hallerinde öngörülen cezalar ifade edilmiştir. Kanun metni incelendiğinde 1 yıldan 3 yıla, 2 yıldan 4 yıla gibi süreli hapis cezaları olduğu ayrıca adli para cezasına da hükmedileceği görülmektedir. Marka hakkı ihlal edilen kişi, ceza davası dışında hukuk mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat davası da açma hakkına sahiptir. 
Marka hakkına tecavüze ilişkin uygulamada genellikle süreç şu şekilde gerçekleşmektedir. Marka hakkına sahip firmalar, araştırma yapılmasını istediği bölgeye sıradan bir kişiyi göndererek varsa kendi markasının satıldığı işletmelerin tespitini ve oradan fiş karşılığı bir ürün satın alınmasını istemektedir. Temin ettikleri fiş ile birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet başvurusunda bulunarak, ihlalin yapıldığı yerde arama yapılmasını talep ederler. Yapılan arama neticesinde marka ürün bulunduğu takdirde soruşturma devam etmektedir. Bu aşamadan sonra bahse konu suç uzlaşmaya tabi olduğundan dosya savcılık tarafından uzlaştırma bürosuna gönderilir. Marka sahibi firma uzlaşma için maddi teklifte bulunur. İhlalde bulunan kişi teklifi kabul ederse dosya kapanır süreç sonlanır. Uzlaşma sağlanamazsa Ceza Mahkemelerinde hapis ve adli para cezası istemiyle dava açılarak yargılama yapılır. 
Bu gibi bir durumun başınıza gelmemesi için bir takım önlemler almakta fayda var. 
“Bir adet çorap sattım bunun cezası mı olur, marka olduğunu bilmiyordum, bir daha satmam” gibi savunmaların mahkeme aşamasında size hiçbir faydası olmayacaktır. 
Sattığınız ürünün marka hakkına sahip olup olmadığını internet üzerinden “marka tescil sorgulama” kelimeleri ile aratma yaparak öğrenebilirsiniz. Satış yapmak istediğiniz markanın hak sahibi ile anlaşma sağlayarak hukuki bir sözleşme ile satış yapabilirsiniz. 
Tarafınıza böyle bir soruşturma başlatıldığı takdirde bir hukukçuya danışmak büyük önem teşkil etmektedir. Zira bu gibi soruşturmalarda genellikle suça konu delillerin temini noktasında usuli eksiklik ve yanlışlıklar olduğu gözlemlenmektedir. Eğer böyle bir eksiklik veya yanlışlık hali zamanında tespit edilebilirse, usule aykırı elde edilen veriler, hukuka aykırı delil mahiyetinde olacağından aleyhinize bir durum oluşturmayacak, tazminat ve cezai sorumluluklardan da kurtulmuş olacaksınız. Ancak bu eksikliklerin erken tespiti de önemlidir. Zira yukarıda bahsettiğim uzlaşma sürecinde istenilen miktardaki paraların ödenmesi halinde, açık usuli eksiklikler de olsa ödediğiniz parayı geri alamaz, herhangi bir hak iddia edemezsiniz. 24.08.2021 
Hukukla, sağlıkla, hoşça-kalın…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar