• BIST 100.618
  • Altın 141,173
  • Dolar 3,5120
  • Euro 3,9960
  • Samsun : 21 °C

ZOR ZAMANLAR

BEKİR TÜYSÜZ

 

Ülkemizin huzuruna ve geleceğine pranga vurmak isteyenlerin kirli emellerini hayata geçirmek istemesiyle karşı karşıya kaldığımız bu günlerde, toplum olarak ülkemize sahip çıkma zamanıdır. Dili, dini, ırkı, mezhebi ne olursa olsun, siyasi görüş ayrıt etmeksizin herkesin ülkemize olan bağımlılığını daha sıkı bir şekilde ortaya koyma zamanıdır.

      Bu zor zamanlarda bizlere düşen görevlerden kaçmadan ve çekinmeden devletimize destek olup içimizdeki kötü ruhlu insanları ayrıt etmede devletimize yardımcı olmalıyız.

Kötü ruhlu diyorum çünkü, insanların en kutsalı olan din üzerinden insanları sömürüp onların iç dünyalarıyla savaş etmesini, devletine milletine karşı durup akıllarınca kendi emellerini bu millete dikte etmesini istemektedirler.

Kötü ruhlu diyorum çünkü, inanmadıkları halde inanmış gibi görünüp şeklen Müslüman olup asla amaçları İslama hizmet etmek olmayan, aksine İslamı karalayıp münafıklık yapmak olan insanlar olduklarını idrak etmemiz gerekmektedir.

İslam dini Allahü tealanın  Peygamberimiz aracılığıyla insanlara bildirdiği son ve hak olan tek dindir. İnsanların inanç özgürlüğü kadar inançlarını öğrenme hakkı da mutlaktır. Fakat  bu kadar hassas olan bir  konuda Din kisvesi altında herkesin dini öğretici ve yayıcı rolüne bürünmesinin doğru olmadığı gibi farklı amaçlar için de kullanılabileceğinin acı tecrübesini yaşadık. İslam dini hiç kimsenin yada hiçbir grubun tekelinde olamaz ,olmamalıdır. Devletimizin bu tarz oluşumların şeffaflaşması ve kontrol edilebilmesi için önlemler alması gerektiği ortaya çıkmıştır.

Ülkemizde insanları önce ötekileştirip devletle milleti karşı karşıya getiren sonra sözüm ona kandırarak ya da kendi menfaatini sağlamak amacıyla birlikte hareket edebileceği kimseleri devletin en üst makamlarından en alt tabakaya kadar örümcek ağı gibi sararak devleti işlevsiz bırakmaya çalışan ve maalesef bunu kısmen de olsa başarmış olan bir ihanet şebekesiyle karşı karsıya kaldık.

Ülkemizin gelişmesine ve büyümesine engel olma, halkın gözünde devleti ekonomik,  sosyal ve güvenlik anlamında zayıf gösterip devletle milleti birbirine düşürme cabalarına girdiklerini ve ülkemizin yıllardır hak ettiği seviyeye gelemeyişinin nedenlerini bu sayede daha iyi idrak etmiş olduk.

Her şerden çıkarılacak mutlak bir hayır vardır. Bizler bu ülkenin birer ferdi olarak ülkemize ve devletimize sahip çıkıp dil, din ,ırk , mezhep ve siyasal görüş ayrıt etmeksizin üzerimize düşen görevleri  yerine getirmekten kaçınmamalıyız. Büyük küçük demeden ülkenin yönetiminde sorumluluk sahibi olan herkesin, senin benim adamın mantığıyla değil, doğru eğitim almış çıkar amaçlı görevini kullanmayacak, hiçbir zümreye bağlı ve ona karşı zafiyet içinde olmayacak, görev bilincini ve sorumluluğunu idrak edebilecek liyakatli kişilerin görev almasını sağlamamız gerekmektedir.

      Özellikle kırsal kesimlerde küçük gruplar halinde baskı unsuru oluşturmuş oluşumlara karşı devleti ve milleti temsil temekle yükümlü olan kişi yada kurumların bu konularda artık çok daha hassas olma zorunluluğu vardır. Kaybedilecek hiçbir vakte bu milletin tahammülü kalmamıştır. Sorumluluk sahibi olan herkes görevinin ona vermiş olduğu sorumluluktan kaçmayıp bahane üretmeden gereğini yerine getirmelidir.

      Zor zamanlardan geçtiğimiz bu günlerde inşallah en kısa sürede içimize çöreklenmiş olan bu yapıdan kurtulmak ve milletçe birlik ve beraberlik içinde refah ve huzurlu bir ortama kavuşmak dileğiyle….   SAYGILARIMLA

Bu yazı toplam 1484 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 546 543 88 67 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim