• BIST 103.200
  • Altın 197,005
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • Samsun : 22 °C

TÜRK LİRASI BU KADAR MI UCUZ?

OSMAN KARA

Önce Atilla Sertel yazdı ODA TV’deki köşesinde Fatih Terim’in Türkiye Futbol Federasyonu ile yaptığı sözleşmenin mali şartlarını. Sonra da Sergen Yalçın’ın TRT’den aldığı futbol yorumculuğu rakamları yansıdı Türk basınına. Açıklayan da İlhan Cavcav. Onların aldıklarının akıl almaz çokluğu değil Türk lirasının ucuzluğu şaşırttı beni. 
Yaşamanın her geçen gün pahalılaştığı ve zorlaştığı ama ölümün inadına sıradanlaştığı bir ülkede paranın bu kadar ucuzlamasına ya da insanların kamunun parasını böylesine ucuzuna harcamasına şaşmamak elde değil.
Allah vergisi futbol yeteneği kimse tarafından inkar edilmeyen ama futbol ahlakı herkes tarafından tartışılan Sergen Yalçın, benim gibi hiç seyretmeyenler de dahil, bu milletin vergileriyle ayakta duran TRT’den ayda 200 bin TL alıyormuş. 200’den fazla asgari ücretli emekçinin bir aylık kazancından daha fazla bir parayı haftada bir gün birkaç saat katıldığı spor programından kazanıyormuş. 
Fatih Terim’in Türkiye Futbol Federasyonu ile yaptığı sözleşme daha dikkat çekici tam da lakabına uygun bir imparatorluk imtiyaznamesi. TFF ile 5+2 yıllık mukavele imzalayan İmparator’un(!) bu beş yılın sonunda eline geçecek para dudak uçuklatacak, yok daha neler dedirtecek bir miktar: Tam 25 milyon Avro. Bugünkü kurla 75 milyon TL. Ya da eski hesapla 75 trilyon lira! Milli takım başarılı olursa 7 milyon Avro da pirim var. Başarı ödüllendirildiği gibi başarısızlık da ödüllendiriliyor(!) bu imtiyazname ile. Eğer başarısız olur da Fatih Hoca’nın mukavelesi ilk bir yılda feshedilirse 15 milyon Avro yani 45 milyon TL tazminat var, ben ona da prim dedim, siz ne isterseniz onu deyin.
Bu rakamları görünce, duyunca gel de Orhan Abiyi hatırlama, gel de “Adaletin bu mu dünya?” diye isyan etme.
Bilgi, birikim ve yetenek pahalıdır, pahalı da olmalıdır ama Türk lirası da bu kadar ucuz olmamalıdır. Tamam, bilginin(!), birikimin(!) ve elbet en başta da(!) yeteneğin hakkı verilsin ama emeğin hakkı da unutulmasın. Emeğin ve emekçilerin de hakkının verildiği bir dünya şüphesiz ki bugünkünden çok daha güzel olur.

Bu yazı toplam 760 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim