• BIST 103.200
  • Altın 197,005
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • Samsun : 22 °C

TARİHE DOĞRU BAKMAK(IV)

OSMAN KARA

Tarihe hep yanlış yerden bakıyoruz. Baştan okumamız gereken tarihi sondan okuyoruz daha doğrusu okur gibi yapıyoruz. Sabır sebat, bilgi ve fikir gerektirdiği için sebep sonuç ilişkisi kurmak yerine başkalarının bizim hakkımızda verdiği hükmü tartışmasız kabulleniyoruz. Ermeni meselesindeki tavrımız da budur. Dersim konusundaki tavrımızda aynıdır. Dersim deyince aklımıza sadece “tedip ve tenkil” gelir de isyanlar ve “isyanlar olmasaydı tedip ve tenkil de olmazdı” demek gelmez. Ermeni tehciri de öyledir, Ermeni isyanlarını bilmez bizim az okuyan aydınımız ve maalesef büyük kısmı da hiç okumayan siyasetçimiz. Onlar sadece Batı’nın oluşturduğu algının ardı sıra giderler. Sadece kendileri gitse pek dert değil ama milleti peşlerinden sürüklemek isterler ki dert odur.
Ermeni tehciri ve sözde soykırım denilen büyük yalanı konuşmaya 1915’den hareketle değil Van’da kurulan ilk ihtilalci Ermeni teşkilatı Kara Haç Cemiyeti’nin kurulduğu 1878 yılına kadar gitmemiz gerekir. Gerisi hızla gelir; 1881’de Erzurum’da Anavatan Müdafileri(Pashtpan Haireniats) Derneği, 1885’de yine Van’da İhtilalci Armenakan Partisi, 1887’de Cenevre’de Marksist Ermeniler tarafından İhtilalci Hınçak Partisi kurulur. En son da 1890’da Tiflis’te Ermeni İhtilal Federasyonu(Taşnaksutyun) kurulur. Kısa adı Taşnak olan bu teşkilatın programında hedefleri “sonuca isyanla ulaşmak, ,htilalci çeteler kurmak, halkı silahlandırmak, hükümet yetkilileri ve kurumları ile muhbir ve hainlere karşı hareketler düzenlemek olarak” belirlenmiştir.
Örgütlenme tamamlandıktan sonra isyanlar ardı ardına gelir. İstanbul, Divriği, Eğin, Urfa, Erzurum, Diyarbakır, Siverek, Malatya, Harput, Arapkir, Sivas, Merzifon, Maraş, Muş, Kayseri, Yozgat, Zeytun, Van dahil Anadolu’nun 27 yerinde kanlı isyanlar çıkar. Bunlar zorlukla bastırılır ama çetelerin kökü kurutulamaz bir türlü. 21 Temmuz 1905’te Sultan Abdülhamit Han’ı öldürmeye kalkışırlar.
24 Nisan 1915’e giden yol bu gözü kara, kalbi kin ve nefret dolu, eli kanlı çetelerin cinayet ve yağmalarıyla döşenmiştir. 1915 ihaneti daha da büyük ve daha da adidir, Ruslarla işbirliği halinde ordumuza saldırılması ve cephe gerilerindeki sivil halkın katledilmesi vardır. Resmi kayıtlar en az 200 bin Ermeni gönüllüsünün Rus ordusu saflarında Türklere karşı savaştığını ortaya kor. Yine resmi kayıtlar Ermeni saldırıları sonucu 560 bin civarında Müslüman Türk’ün hayatından olduğunu açıklar. 
Ermeni ihaneti Müslüman Türk’ü en zor anında arkasından vurmaya kalkmış ve Türk Milleti meşru müdafaa hakkını kullanmıştır. Biz Birinci Dünya Harbi’ne 1914’de girdik, tehcir uygulamasına ise gördüğümüz ihanetler sonunda dokuz ay sonra çaresiz başvurduk ve savaş halindeki her devletin yapması gerektiği ve yaptığını yaptık. 
1914 baharında neler olduğunu Ermenistan’ın ilk Başbakan’ı Ovanes Kaçaznuni’in ağzından dinlemek ilginç olacaktır. Kaçaznuni’nin 1923’de Taşnak Parti Konferansı’na sunduğu raporda “Ermeni gönüllü birliklerinin 1914 sonbaharında kurulduğunu ve Türklere karşı harekete geçtiklerini” açıkladıktan sonra şunları yazar: “1914 kışı ve 1915’in ilk ayları, Taşnaksutyun da dahil olmak üzere, Rusya Ermenileri açısından bir heyecanlanma ve umut dönemiydi. Biz kayıtsız şartsız Rusya’ya yönelmiş durumdaydık. Herhangi bir gerekçe yokken zafer havasına kapılmıştık; sadakatimiz, çalışmalarımız ve yardımlarımız karşılığında Çar Hükümeti’nin (Güney Kafkasya Ermenistan’ı ile Türkiye’nin Ermeni eyaletlerinden oluşan) Ermenistan’ın bağımsızlığını bize armağan edeceğinden emindik. Aklımız dumanlanmıştı. Biz kendi isteklerimizi başkalarına mal ederek, sorumsuz kişilerin sözlerine büyük önem vererek ve kendimize yaptığımız hipnozun etkisiyle, gerçekleri anlayamadık ve hayallere kapıldık.
Kaçuznuni kendilerinin tarihi hatalarını itiraf ederken aynı raporda “Türkler ne yaptıklarını biliyorlardı ve bugün pişmanlık duyacakları bir husus bulunmamaktadır, sonradan da anlaşıldığı üzere, Türkiye’de Ermeni sorunun temelli çözümü açısından bu yöntem en kesin ve en uygun yöntemdi” der.
Bizim kimi aydınlarımız ve kimi siyasetçilerimiz ne yazık ki Kaçaznuni kadar cesur olamıyorlar.

Bu yazı toplam 453 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim