• BIST 115.147
  • Altın 164,243
  • Dolar 3,8058
  • Euro 4,6547
  • Samsun : 9 °C

Seni seviyorum..

MURAT YÜKSEL

Beni aşar bilmediğim sevdalar güzelim, ben kendi bildiğimce kendi kararımca severim. Bilmem allı pullu yabancı sevdaları, bilmem günübirlik aşkları, bilmem ikiyüzlülüğü, riyakarlığı.. Benden bekleme sakın olduğumdan daha fazlasını.. Sevebildiğim kadarım, olabildiğim kadar, anlaşılabildiğim kadar, kendim kadar..

Hani bazen güneşli bir havada beklenmedik bir anda aniden sağanak halinde yağmur başlayıp iliklerine kadar ıslatır seni, hazırlıksız yakalar, oysa daha sabah çıkarken gökyüzü nasıl da pırıl pırıldı değil mi? Sırılsıklam olursun ama hiç de halinden şikayetçi değilsindir, serinlediğini hissedersin, içine bir rahatlama peydah olur, karmakarışık duygular kaplar ruhunu, mutlu bile olursun belki inceden.. Hani kar kıyamet dondurucu bir havada tüm vücudun buza kesmişken bir anda aniden yaz günü gibi güneş açar, sema kar beyazdan mavi ve turuncuya geçer, kuşları görüverirsin gökyüzünde cıvıl cıvıl, yüreğin ısınır, koyverirsin kendini, salıverirsin bu beklenmedik mucizenin koynuna.. Hiç düşünmeden! İşte aşk da sevdiğim, aniden gelir, aniden vurur insanı, hiç beklemediği anda, hiç düşünmediği anda, hiç hayal etmediği anda, düşlerden kopup çıkagelir hayatına.. Oturuverir ömrünün tam ortasına sorgusuz sualsiz.. Ne olduğunu bile anlayamazsın ilk anda, başına ne geldiğini.. İliklerine kadar aşk'ı hissedersin, ıslandıkça daha çok ıslanmak istersin aşk yağmuru altında.. Öyle bir yağmurdur ki bu aşk, hem acıtır seni, hem de ölesiye mutlu eder.. Öyle bir güneştir ki sevdiğim bu aşk, yaktıkça yakar küle çevirir seni, yandıkça erir bütünleşirsin aşkta tek nefeste!

Bilmediğim sevdaları yaşayamam sevdiğim ben, olmadığım kişi olamam asla.. Yapamam.. Sınırlarım bellidir benim, çizgilerim belli, kimliğim belli, varlığım belli.. Ne bir eksiğiyim olduğumun, ne de bir fazlası.. Sevebildiğim kadarım, olabildiğim kadar, anlaşılabildiğim kadar, kendim kadar..

Geceyi ve yıldızları sever misin? Bir deniz kıyısında sahilde kumlara uzanıp usulca sonsuz laciverdin koynuna girmeyi? Denize vuran ayın aksinde uzaklardan süzülen gemileri seyretmeyi, küçük balıkçı teknelerinin seramonisini izlemeyi? Salaş sabahçı kahvelerinden birinde kaçak çaydan mamül demli çayını yudumlarken turuncu ufka gözleri esir edip dalıp dalıp gitmeyi.. Bir sandala atlayıp derin maviliklere açılmayı sever misin gecenin kör bir saatinde elinde yetmişlik bir rakı şişesi, üç beş bira, ya da köpek öldüren cinsinden acı bir şarapla.. Deniz salladıkça sallanmayı, esen rüzgarla daha çok bağlanmayı, hele bir de yanında küçük bir pilli radyo varsa, dinlediğin dert yüklü şarkılarla kadeh tokuşturmayı yakamozlara.. Senin gibi yıldızlar arasında yalnız yıldızlar arasında bir başına tek tüfek tek tabanca aydedeyi dost edinip sırdaş bilip konuşur musun gölgeni de alıp yanına, sohbetin dibine vurur musun sevdiğim bir başına, sen başına, tek başına, aşk vurmuşken sevdalı başına! Çığlık çığlığa haykırır mısın sevdiğini, çığlık çığlığa haykırır mısın onu nasıl sevdiğini, tek onu sevdiğini, yalnız onu sevdiğini, hep onu sevdiğini, dilinle değil yüreğinle sevdiğini, ömrünün ilk ve son sahibi bildiğini!

Bu yürekten onlarca sevda geçmedi sevdiğim, öyleki ben sevdimmi adam gibi severim, yalansız, riyasız, pazarlıksız, çıkarsız, öyle bir günlük değildir benim yüreğimdeki sevda, ben sevdimmi dibine kadar severim, sonuna kadar severim, kimse gibi değil, sadece ben gibi severim, olabildiğim kadar, anlaşılabildiğim kadar, kendim kadar..

Kalabalıklar içerisinde kendini yapayalnız hissettiğin zamanlar oldu mu? Sımsıcak bir dost eli aradığın ama kimsesizliğinle kimsesiz kaldığın o yalnız zamanlar.. Öyle bir yalnızlık ki, tek ilacı sevgilinin güzel gözleri, yumuşacık elleri, yasemin kokusu ve vazgeçilmez teni olan afilli bir yalnızlık.. Sen ki iflah olmaz aşık, aldığın her nefeste sevdiğine dualar edersin, methiyeler düzersin, şiirler yazar şarkılar bestelersin, düşlerinde büyütürsün ömrüne sığdıramazsın; sadece onu istersin bugününe, yarınına, gönlüne, kalbine, yüreğine, tenine.. Çılgınlar gibi şırınga edersin benliğine sevdiğini, damarlarına kazırsın sevgini, kalbine yazarsın ismini, gözlerine yükler hasretle beklersin özlemini, özlediğini.. Ne Mecnun Leyla'sını sevmiştir sen kadar, ne Ferhat Şirin'i beklemiştir, ne de Kerem Aslı'sını özlemiştir.. Yüreğinde sadece yüreklere değil kalıplara sığmayan bir deli sevda, yanar tutuşursun sevdiğinin kor yangınında.. Kokusunu ararsın bir deniz kıyısında, bir yeni açmış çiçeğin kuytusunda, yediverenlerin uykusunda, en deli kuzey rüzgarlarında.. Sever sever de sevmeye doyamazsın tek bir gün; baş ucunda!

Seni seviyorum.. Ben sadece seni sevdim sevgilim, yalnız seni sevdim, tek seni sevdim, seni bekledim, seni özledim, sen oldum özlemlerimde, sen oldum hasretlerimde, başı belalım, ömrümün varı, kadınım, varlığım, aşkım, yeminim olsun sana; ezelden ebede ömrüm oldukça yalnızca seni seveceğim!

Bu yazı toplam 3632 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim