casino maxi
  • BIST 99.547
  • Altın 234,485
  • Dolar 6,0735
  • Euro 7,1510
  • Samsun : 23 °C

SANDIĞA GİTMEK

OSMAN KARA

Sandığa gitmek hak mı yoksa görev mi? Kestirmeden söyleyeyim; sandığa gitmek, demokraside yaşayan ve ülke hakkında konuşan herkes için görevdir hem de ihmal edilemeyecek kadar önemli bir görevdir. Hak olan sandığa gitmek değil sandığın ortaya çıkmasıdır, sandığa ulaşabilmektir.

Eğer bir ülkede demokrasi varsa o ülkede sandık yasalarla belirlenen zamanlarda mutlaka ortaya çıkacaktır. Vatandaş sandığa en kolay yoldan ve asla engellenmeden ulaşabilecek, hiçbir müdahaleye maruz kalmadan, kimseye sormadan ve kimseye hesap vermeden oyunu kullanabilecektir. Bu vatandaşlık hakkıdır. Bu hakkın aranması, kullanılması ve sandığa atılan oyların sandıktan her hangi bir engellemeye, değiştirmeye uğramadan çıkması, son makama kadar en ufak bir değişikliğe uğraman taşınmasını sağlamak ise görevdir.

Hakkını kullanmayanın ve görevini yerine getirmeyenin hem kendisine, hem evlatlarına ve hem de mensup oldukları millete ve ümmete hatta insanlık alemine karşı sorumlulukları vardır ama konuşmaya hele de eleştirmeye, yakınmaya hiç mi hiç hakkı yoktur. Kaderinin belirlenmesine ilgisiz kalanlar hangi yüz ve hangi hakla kaderlerinden yakınabilirler ki?

Ne yazık ki ülkemizde seçimlere katılım zaman zaman oldukça düşük gerçekleşmektedir. Yaz tatilinden, deniz sefasından fedakarlık yapamayanlar ya da “benim bir oyumdan ne olur” düşüncesine teslim olanlar sandığa gitmemektedirler. Bugünün rahatından vazgeçemeyenler geleceklerinden vaz geçtiklerinin farkındalar mı acaba? Ya da “benim bir oyumdan ne olur” diyenler binlere giden yolun birle başladığını ve binlerin, milyonların birlerin toplanmasıyla oluştuğunu bilmezler mi?

Türkiye hayır sadece Türkiye değil bölgemiz ve hatta tüm İslam coğrafyası İslam’a ve Türk’e “ezeli ve ebedi düşman” gözüyle bakanların eliyle yeniden şekilleniyor. Ortadoğu’da ABD’ye “ileri karakol” ve İsrail’e “mahkum ve muhtaç bir dost” olmak üzere yeni bir ulus inşa ediliyor, yeni bir devlet kuruluyor. Paramparça olan İslam coğrafyası biraz daha parçalanıyor, kendi asli coğrafyamızla aramıza yeni engeller yerleştiriliyor. Ve biz her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe muhtaç olduğumuz bir süreçte her zamankinden çok daha fazla geriliyor, zıtlaşıyor, bölünüyor ve adeta düşman kamplara ayrılıyoruz.

Çözüm elimizde: Sükûnetle düşünmek, akılla karar vermek ve sarsılmaz bir inançla geleceğe yürümek. “Bana ne” umursamazlığına kapılmadan, “Bizden bir halt olmaz” umutsuzluğuna düşmeden, dikkati hiç elden bırakmadan ama umudu hiç yitirmeden yasalar çerçevesinde, akıl ve izan, adap ve edep çerçevesinde mücadele ederek geleceğe sahip çıkmak. Görevimiz olan oyu hakkımız olan sandığa atmak ve kendi geleceğimizi kendi hür irademizle belirlemek…

Siz ne dersiniz bilmiyorum, ben sandığın hakkımız ama sandığa gitmenin görevimiz olduğu inancındayım. Ben sandığa gideceğim. Bu sandığa bu milletin adının anayasadan çıkarılamayacağını dünyaya haykırmak için gideceğim. Devletimizin hukuka bağlı milli bir devlet olduğunu, Başkentimizin Ankara, dilimizin Türkçe, sembolümüzün “ay yıldızlı al bayrak” olduğunu haykırmak için sandığa gideceğim. Ben bu milletin adının Türk Milleti, bu devletin adının Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve bu vatanın adının Türkiye olduğunu haykırmak için sandığa gideceğim... Ben tarihe, ben bu vatanı ve bu devleti bize miras bırakan ecdadımıza karşı görevimi yapmak için sandığa gideceğim.

Bu yazı toplam 593 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim