casino maxi
  • BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • Samsun : 20 °C

POZİSYON ALMAK MI DİK DURMAK MI?

OSMAN KARA

Hangisini önerirsiniz; iktidar ve güç değişimlerini önceden görüp ona göre pozisyon almayı mı yoksa inanılan ve geçmişte yaşanılan ideal yolunda geride kalmayı ya da zaman içinde tasfiye olmayı mı? Yani erdemin çilesini mi yoksa fırsatçılığın nimetini mi?
Başka bir soru: Gelen dalgaya kapılmamak, o dalganın önünde dimdik durmak ve hatta parçalanmak erdemli bir yiğitlik mi yoksa aptallık mı? Ya da geleceği görerek geçmişin kader arkadaşlarını ve hatıralarını hem de hakaret ederek hem de aşağılayarak terk etmek karakter zafiyeti mi yoksa bir zeka parıltısı mı? 
Belki de tartışmaya açılması da yanlış. Sırf bu soru bile başlı başına bir inanç sarsılmasının başlangıcı olabilir. Ama örnekler o kadar çok ki ve bu örnekler her geçen öylesine çoğalıyor ki konuyu gündeme getirmek, yaraya neşter vurmak şart oluyor. 
Toplum, geçmişinden ve temel değerlerinden yeni egemenlerin safında yer almak için kopan, sadece kopmakla kalmayıp bir de eski değerlerinin ve kader arkadaşlarının karşısına geçenleri “akıllı” kabul ettiği sürece bu kopuşların, bu savruluşların ve bu kimliksizleşme ve kişiliksizleşmelerin önü alınamaz. Toplum ayıplamadıkça ve hatta bırakın ayıplamayı alkışlamayı, yeni egemenler de eski karşıtlarına ve hatta düşmanlarına ikbal kapılarını kapatmak yerine açmayı tercih ettikçe bunun ön alınamaz.
Mesele sadece yön değiştirenlere “akıllı” gözüyle bakmakla bitmiyor. Bir de geçmişine, inancına ve kavgasına sahip çıkanlara “aptal” damgasının ya açıktan ya da içten içe yapıştırılması var. 
Geleceği tahmin etmek her normal zeka için mümkün. Biraz tarih, biraz siyaset bilenler için çok daha kolay. Bilgi ve zeka bunu bulur. Mesele, görmekte ve bulmakta değil kabullenip kabullenmemekte; mesele geçmişe ihanet edip etmemekte, mesele arkadaşları terk edip etmemekte. Daha da önemlisi sizin haberiniz bile olmadan size inanıp sizin yolunuza giren insanların geleceğinde. Size inanarak sizin yolunuza giren insanları sizin terk edebilmenizde…
Atsız Hoca “kahramanlığı ileriye atılıp bir daha dönmemek” diye tarif etmişti. İleriye atılıp bir daha dönmeyen inanmışlara, hangi partiden, hangi cemaatten, hangi ideolojiden olurlarsa olsunlar saygı duyuyorum. Selam olsun inandığı yolda yiğitçe yürüyenlere… Ve yazıklar olsun davasını, dostunu, yol arkadaşını satanlara…

Bu yazı toplam 399 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim