• BIST 118.400
  • Altın 162,419
  • Dolar 3,7705
  • Euro 4,6284
  • Samsun : 6 °C

OSMANLI, CUMHURİYET VE DERSİM(I)

OSMAN KARA

Bir grup insan “Dersim katliamı” yalanının arkasına sığınarak Türk Devletini ve Cumhuriyet’i yaylım ateşine tutmaya devam ediyor. Cahilin Cumhuriyete vurmasını ve hatta adap ve edep dışı olsa da sövmesini bile ayıplasak da kabullenmesek de anlarız ama okumuş yazmışların hele de bilim insanı kisvesine bürünenlerin uyduruk ya da tek başına bir anlam ifade etmeyen bir veya iki belgenin hatta belge bile olmayan bir kağıt parçasının arkasına sığınarak halkı yanıltmaya kalkmasındaki ucuzculuğu kabullenemeyiz, ayıplarız.

Cumhuriyetin Dersimli eşkıyaya karşı giriştiği “düzen sağlama ve devleti tüm vatan sathında olduğu gibi Dersim’de de egemen kılma” hareketini “katliam” olarak nitelemeye kalkmak bilinçli yapıldığı takdirde ihanetten, bilinçsizce yapılığında ise cehaletten ibarettir.

Dersim’i konuşacaksak, yazacaksak Cumhuriyet öncesinden, Osmanlı’dan başlamalıyız. Osmanlı zamanı Dersim’ini ve Osmanlı’nın Dersim’e bakışını bilmeden Cumhuriyet’in Dersim’ini de Dersim’e bakışını da anlamak mümkün olmaz. Çünkü Dersim Cumhuriyet’e Osmanlı’dan mirastır.

Osmanlı’nın gözünde Dersim “Anadolu’nun ciğerindeki eski bir çıbandır” ve “bu sivilcenin sızıltısını tamamen mahvetmek hükümet ve siyaset gereğidir.” Osmanlı’ya göre Dersim ahalisi de “adab-ı diniyeden ve insaniyetten tamamıyle gafildir…Şeriat-ı İslamiye ve insaniyeden hiçbiriyle mukayyed(bağlı) olmayıp Müslümanlar aleyhine pek şiddetli bir gayz(kin) ile meftûr(yaratılmış) olup ...Medeniyet, maişet, muaşeret daha doğrusu insaniyet ne demek olduğun bilmezler!”

Osmanlı’ya göre Dersim ahalisi “seyit namı altında bulunup fakat hiçbir kutsal sülaleye bağı bulunmayan azılıların/kötülük üretenlerin cahil halka talim eyledikleri hastalıklı bilgilerin/mesleklerin sonucu olarak İslamiyet’ten nefret” eylerler. “Vadi-i cehalette bulunmuş olduklarından dinin farzlarından ve şeriatın emirlerinden haberleri” yoktur.

“Gusül ve taharet ve ibadet ve mesturiyet(örtünme)” gibi İslam’ın esas şartlarından tamamen nasipsiz ve hatta Kızılbaşlığın olumsuz tesirleriyle ağaçlara ve taşlara tapınma derecesinde batıl itikatlere(inançlara)” sahiptir.

Osmanlı arşivlerinde çok daha ağır ifadeler de var, kimi belgelerde Dersimli “Afrika’nın akvam-ı vahşiyesini(vahşi kavimlerini) andırır çırılçıplak ot kökü ve meşe meyvesi ile geçinir ve “surette beşer sirette hayvan(görünüşte insan davranışta hayvan) ıtlakına şayan bir takım insanlar” olarak tanımlanır. Bakar mısınız tanımlamaya: “Görünüşte insan davranışta/hal ve gidişatta hayvan!” Ne yazık ki Osmanlı’nın Dersimliye bakışı budur.

Bütün bu ifadeler Osmanlı’nın Dersim ıslahat layihalarından alınmadır ve Osmanlı’nın Dersim’e, Dersimliye ve Aleviliğe bakışından birkaç örnektir.

Yarın da Osmanlı’nın Dersim için düşündüğü hal çarelerinden örneklerle konuya devam edeceğiz.

 
Bu yazı toplam 768 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim