• BIST 103.200
  • Altın 197,005
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • Samsun : 22 °C

ÖLMEK Mİ YAŞATMAK MI?

OSMAN KARA

Ölmemek elimizde değil, öleceğiz. İlahi hükümdür: “Külli nefsin zaikatül mevt.” Türkçesi şu: “Her nefis ölümü tadacaktır.” 
Ölümden kaçmak elimizde değil ama o kaçınılmaz ölümü yararlı kılmak elimizde. Yaşarken hoyratça ya da büyük bir ihtimamla kullandığımız bedenimizin tamamını yanımızda götürmekle bir kısmını bu dünyada organ bekleyenlere bağışlamak arasındaki seçimden bahsediyorum. İki seçenek var önümüzde: Ya kabirde bütün olarak çürümek ya da bir veya birkaç organını bağışlayarak hayata biraz daha tutunabilmek için organ bekleyenlere umut olmak. 
Ölümü yararlı kılmak dediğim şık ikincisi.” Ölürken yaşatmak” da diyebiliriz buna. Yüzünü görmediğiniz, sesini duymadığınız, kokusunu hissetmediğiniz, varlığından haberdar bile olmadığınız birisine hayat vereceksiniz? Ne bir ödülü hatta ne bir kuru teşekkürü var. Her şey ödül mü? Arkanızdan okunacak bir hayır duası hatta bir “Allah razı olsun” denmesi yetmez mi? Ya da yaşarken, ileride, günün birinde artık size gerekmeyecek herhangi bir organınızın bir insanın sağlığına katkı vereceğini düşünmenin hazzı az mıdır? Onun mutluluğu az bir mutluluk mudur
“Türkiye Organ Nakil Haftası” münasebetiyle konuştuğum Sağlık Bakanlığı Samsun Bölgesi Organ Nakil Koordinatörü Dr. Mehmet Kazak bazı bilgiler verdi. 23.500 kişi hayata tutunabilmek için organ bekliyormuş ülkemizde. Buna karşılık yıllık canlı ve kadavradan olmak üzere ortalama 4.000 civarında organ bağışı gerçekleşiyormuş. Her altı hastadan birisi organ bulma şansına sahip oluyor. Geri kalan beşi kaderi ve de acılarıyla baş başa kalıyor. Acı bir tablo. Tıp geliştikçe hastalığının farkına varılan ve nakil için organ bekleyen hasta sayısı daha da artacak. Başka bir ifadeyle konunun önemi, çözümün aciliyeti de artacak.
Konunun çözümü “organ bağışından” geçiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı organ bağışına cevaz veriyor. Öldükten sonrası için yapılan bağışta geride kalanların arzu ve iradesine saygı duyuluyor. Organ sahibi bağışlasa bile geride kalan aile fertleri istemediği sürece organ alınamıyor. Diyanetin fetvasıyla birlikte bu uygulama sanırım yeterince anlatılabildiği ve bir takım endişeler giderilebildiği zaman daha çok insanın sağlığına kavuşması sağlanabilecektir.
Türkiye’m; sağlıklı insanların huzurlu ülkesi olmaya en çok sen layıksın.

Bu yazı toplam 386 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim