casino maxi
  • BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • Samsun : 17 °C

O MECLİSİ YAZMAK

OSMAN KARA

O meclis gazi meclistir, o meclis devlet kuran meclistir, o meclis Kuva-yı Milliye meclisidir. O meclis Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Tarihte bir eşi daha olmayan ve olmayacak bir meclis. 
Binası ne kadar küçükse imanı ve inancı o kadar büyüktür o meclisin. Çevresi Ankara’nın yoksulluğunu yansıtır içerisi Türk’ün muhteşem varlığını barındırır. Sadedir ama sığ değildir, tek katlıdır o bina ama ağırladığı kahramanların ideali ve irfanı ulaşılamayacak kadar yüksektir. O insanların oturduğu salon loştur, yarı karanlıktır ama beyinleri ışıl ışıl, yürekleri pırıl pırıldır. 
O devirlerde Amerikalı bir gazeteci merkeze çektiği telgrafta Ankara’yı “çevresi tepelerle çevrili bir bataklık” olarak tanımlar ve millicileri “bu bataklıkta bir avuç kurbağa başlarını sudan çıkarmış medeni dünyaya karşı vıraklıyor” diye küçümsemeye kalkışır. Çekilmek üzere Matbuat Umum Müdürlüğü’ne bırakılan o telgraf Amerika’ya “ Ankara tepeler arasında bir kent. Orada inanmış bir grup kahraman dünyaya meydan okuyor” diye gidecektir. Bizimkiler değiştirmiştir.
Önünden her gün telaşla gelip geçen on binler farkına varmasalar da o kutsal savaşın o mütevazı binası Ulus’ta kendi sessizliği ve sadeliği içinde duruyor. Ben binayı değil o meclisin içindeki ruhun peşindeyim. Onu arıyorum.
O mecliste çok zor günler yaşandı, çok çetin tartışmalar yapıldı. Hatta yeri geldi silahlar ateşlendi ama o mecliste seviye hiç düşmedi. Küfür duyulmadı, hakaret işitilmedi. En karşı hatipler birbirlerine “beyefendi” diye hitap ettiler. Ben o seviyenin hasretindeyim.
O meclis düşmana meydan okuduğu gibi yeri geldi kendi liderine de kafa tuttu. Düşmanın Sakarya’nın doğusuna geçtiği günlerde “başkomutan” unvanıyla cepheye gönderdiği reisi “meclisin yetkilerini üç ay süreyle devralmak” istediğinde ayağa kalktı. “Diktatör müsün?” diye sordu. Savaş sonrası “gazi ve müşir(mareşal) unvanıyla taltif edilecek” olan reisi bu soruya “Estağfurullah, ne haddime” diye cevap verdi. Milletin emanetine sahip çıkan o kahramanlar ve o iradeye saygı duyan o başkomutan, ben onların hayranıyım.
O meclis yukarıda da yazdım Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. O başkomutan ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Bize üzerinde ebediyete kadar hür yaşayacağımız bir vatan, bağımsız bir devlet bıraktılar. Nur içinde yatsınlar.

Bu yazı toplam 480 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim