• BIST 117.235
  • Altın 161,959
  • Dolar 3,7784
  • Euro 4,6204
  • Samsun : 12 °C

MHP KAN KAYBEDİYOR

OSMAN KARA

Gerçi MHP’nin kan kaybı yeni değil, Devlet Bahçeli’nin yönetimine teslim olduğu ya da teslim edildiği günden beri süren bir hal. Ama artık saklanamaz ve tahammül edilemez noktaya geldi. Eğer bu yönetim biraz daha sürer ve bu yönetim tarzı böyle devam ederse MHP’nin önce komaya, sonra da bitkisel hayata girmesi kaçınılmazdır.

Devlet Bahçeli yönetimindeki MHP’nin sadece oyu değil devlet ve toplum hayatındaki etkisi de her geçen gün biraz daha azalıyor. Türkeş Bey’in fikir üreten, “tarım kentleri”,” ekonominin altı sosyal dilim üzerinden millileştirilmesini” gündeme getiren, hemen her konuda son derece önemli görüşler bildiren ve devlet katında etkili MHP’nden eser kalmamıştır.

Agâh Oktay Güner 12 Eylül darbesinden sonra sıkıyönetim mahkemesinde “Biz içerideyiz ama fikirlerimiz iktidarda” derken bir gerçeği ifade ediyordu. Türkeş iktidarda olmadığı zamanda, hatta hapisteyken bile iktidardaymışçasına etkiliydi. Devlet Bahçeli’nin MHP’si ise dışarıda ve hatta koalisyonda iken bile iktidarda olamamıştır.

MHP 7 Haziran ile 1 Kasım arasında 2 milyon civarında oy kaybetmiştir. Bu giden oyların MHP’ye dönme ihtimali her gecen gün azalmakta, ayrıca 1 Kasım’da MHP’ye oy verenler arasında “Böyle giderse bundan sonra bir daha MHP’ye oy vermem” diyenlerin sayısı da hızla artmaktadır. Bunların çoğu hatta tamamı da MHP’ye bir defalığına oy verenler değil, MHP’den başkasına hiç oy vermeyen, bir başka ifadeyle ömürlerini MHP’ye adayanlardan oluşuyor. Kan kaybı dediğim ve MHP’yi kısa bir süre sonra komaya, hemen ardından da bitkisel hayata sokacak olan da budur. Bu tehlike ömrünün bundan sonrasını siyasi partilere yapılan hazine yardımına bağlamış kifayetsiz muhterisler için olmasa da gerçek MHP’liler, samimi Ülkücüler ve Türk Milleti için son derece ciddi bir tehdittir ve bir an önce izale edilmesi de bu açıdan son derece önemlidir.

Devlet Bahçeli ve ekibi er veya geç gidecektir. Korkunun ecele, bağırıp çağırmanın, hukuku tanımam efelenmelerinin mukadder akıbeti bırakın önlemesini, geciktirmesi bile söz konusu değildir. Gidecekler, ya adam gibi kenara çekilip izzet-i ikballe gidecekler ya da zilletle. Biraz aklı, biraz izanı olan hiç kimse tarihin akışına karşı direnmeye kalkmaz. Tarih ve zaman Devlet Bahçeli ve ekibinin aleyhine akmaktadır.

İster genel merkez yöneticisi, ister milletvekili, ister il ve ilçe yöneticisi ve isterse genel kurul delegesi olsun yönetim kademesinde bulunan ve hatta hiç yönetimde bulunmamış ama kendini MHP davasına adamış herkese düşen bir tarihi görev var; o da bir an önce silkinmek, ayağa kalmak ve bu gidişe “Dur” demektir. Milyonların omzunda yükselen bir hareketin kaderi bin küsur delegenin oyuna teslim edilemez. Bir zorba gurubun hukuk tanımaz, adap ve edep bilmez işgaline başkaldıramayan bir kadronun milletin kaderi üzerinde söz söylemeye hakkı da, yüzü de, ehliyeti de söz konusu olmaz/olamaz.

MHP’liler kendi partilerinde gerçek demokrasiyi kurmadan ülke genelinde demokrasiye savaşı veremezler. Verdiklerini iddia ederlerse de kimseyi inandıramazlar. MHP’liler tarihin yol ayrımındadır. Ya “yüreklerini ellerine alıp” inandıkları yolda yiğitçe yürüyecekler ya da geçmişlerinin üzerine bir sünger çekerek parti içi diktaya ve işgale teslim olacaklar. Tarih insanları ne düşündüklerine değil ne yaptıklarına göre yazar ve yargılar.

Bu yazı toplam 603 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim