• BIST 103.200
  • Altın 197,005
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • Samsun : 22 °C

KIRMIZI IŞIKTA GEÇMEK

OSMAN KARA

Bayramın birinci günü, Büyükşehir Belediyesi’ndeki bayramlaşmaya gidiyorum. Opera durağından karşıya geçeceğim. Trafik lambası kırmızı yanıyor ama yol boş, vakit nakit, kurala uymasam da olur; uymadım ve yola çıktım. Çıkmamla birlikte arkadan gelen bir sesle sarsıldım: “Osman Bey, kırmızı ışıkta geçiyorsun…”
O an kendimi görme imkanım yok, sanırım lamba kadar olmasa da ona yakın kızarmışımdır. Arkama dönmeden “haklısınız” dedim ve sonra döndüm, beni kibarca ama oldukça utandırarak uyaran vatandaşla göz göze geldim. “Bir kazaya uğramayasınız diye seslendim” dedi. Yaptığım kural tanımazlığımın mı altında ezileceğim yoksa o kural tanımazlıktaki ayıbımın yüzüme böylesine kibarca vurulmasının mı; bilemedim.

Genelde uymaya çalışırım trafik kurallarına ama zaman zaman telaşıma ya da “adam sendeciliğime” yenildiğim de olur. O da öyle bir andı ve hatam kuralları hatırlatacak kadar medeni sorumluluk sahibi ama muhatabını asla rencide etmeyecek kadar kibar ve fakat rencide etmeden de utandıracak kadar akıllı bir hemşerim tarafımdan yüzüme vurulmuştu.

Üç gündür toplum olarak, özellikle de toplumun biraz güç kazanmış kesimleri olarak kanunları pek umursamamızın temelinde acaba bu boş yolda kırmızı ışıkta geçme alışkanlığımızın paya nedir diye düşünüyorum. Sade vatandaşın kırmızı ışığı umursamaması ile güç sahibinin kanunları ve hatta yargı kararlarını umursamaması doğurduğu sonuçların ağırlığı itibariyle aynı olmasa da aynı kaynaktan beslenmiyorlar mı? Ve basitten başlayan bu umursamazlık bizi adım adım daha vahim olana taşımıyor mu?

Ama sadece kuralları çiğneyenler değil bu toplumsal derdin sorumluları, kuralların çiğnendiğini görüp sırtını dönenler de en az çiğneyenler kadar suçlular bence. Ve suçlular arasında ben de varım, hem de çiğnemekle işlediğimden çok daha fazla çiğneyenlere tepkisizliğimle. Ama dur, sevinme sevgili dostum, sen de varsın o günah galerisinin sakinleri arasında. “Bana mı kalmış” diyen dostlarımız da “Deliye dalaşmaktansa çalıyı dolaşmak yeğdir” diyen atalarımız da var. Kısacası millet olarak hepimiz varız.

Gördüğümüz bir haksızlığa yasalar içinde demokratik tepkimizi koyamadığımız/koymadığımız sürece kanunsuzlukların pençesinden sıyrılmamız mümkün değil.

Bu yazı toplam 330 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim