casino maxi
  • BIST 97.988
  • Altın 242,547
  • Dolar 6,2955
  • Euro 7,3891
  • Samsun : 17 °C

İNSANLIĞIN BİTTİĞİ YER

OSMAN KARA

Eğer günah olmasa lanet” okuyacağım ama günah. Sözün ya da yazının değil insanlığın bittiği yerdeyiz. Ölülerin hayırla yad edilmesini emreden bir dinin mensubu bir kadının bir ölünün arkasından kullandığı o iğrenç kelimeleri duyduğum an içimden bir şeylerin koptuğunu hissettim. Cehaletin edepsizlikle birleştiği yerin, tarihi şanla şerefle dolu TBMM olması içimdeki yangını daha da büyüttü.
Ben öyle böyle değil kopkoyu Demokrat Partili ve CHP ve ondan da öte İsmet İnönü karşıtı bir evde büyüdüm. Çocukluğum CHP ve İsmet İnönü eleştirileri dinleyerek, gençlik yıllarım ise çocukluğumda dinlediğim hikayeleri başkalarına aktararak geçti.
Aktif siyasetle uğraştığım günlerde de CHP’yi çok eleştirdim, CHP zihniyeti ve CHP’lilerle çok mücadele ettim. Hem de bugünün dişi tırnağı sökülmüş çaresiz ve tehlikesiz CHP’si ile değil, 70’li yılların iktidara doğru koşan dinç ve güçlü Cumhuriyet Halk Partisi ile. Ama hiçbir zaman ne İsmet İnönü’ye ne de Bülent Ecevit’e küfrettim. İsmet İnönü’den hep İsmet Paşa, Bülent Ecevit’ten ise hep Sayın Ecevit diye bahsettim. Kendi değerine ve kendi liderine küfredilmesini istemeyen başkasının değerine ve liderine küfretmez. 
İsmet İnönü’yü hala eleştiririm; özellikle de denge politikasını ve İkinci Dünya Savaşı sonrası uyguladığı politikalarla gençliğin idealizmine vurduğu darbeyi, hayal gücünün kısıtlı olmasını. Ama hakkını da teslim ederim: O Sakarya’daki adamdır.
“Sakarya’daki Adam” tabiri Türk Sineması’nın gelmiş geçmiş en büyük ve ilk uluslararası ödül sahibi yönetmeni Metin Erksan’a aittir. Bir sohbette Mehmet Akif- Nazım Hikmet tartışması yapılırken “Benim için adamlığın mihenk taşı Sakarya’dır. Ben adamın o zor günlerde, o milletin var olup olmama günlerinde nerede olduğuna bakarım. Kim Sakarya’da ise benim için adam odur, kim değilse o adam değildir” demişti. 
Sevelim ya da sevmeyelim, yeterli bulalım ya da bulmayalım, İkinci Dünya Savaşı ve sonrasına denk gelen Milli Şeflik dönemini istediğimiz gibi eleştirelim ya da eleştirmeyelim ama onun cephelerde olduğunu asla unutmayalım. Balkanlardadır, Filistin’dedir, İnönü’de, Sakarya’da, Dumlupınar’dadır, Kocatepe’dedir, kısacası her yerdedir. 
Elbet, İsmet Paşa da Atatürk de eleştirilecektir ama bilgiyle ama adap ve edeple. O profesör ünvanlı küfürbaz cahilin o kepaze mesajını paylaşan milletvekili sadece edep noktasındaki zaafını değil aynı zamanda tarih konusundaki cehaletini de ortaya koymuştur. İsmet Paşa’nın Lozan’da “Suriye, Mısır, Irak, Filistin, Kudüs, Yemen, Mısır, Cezayir, Libya, 12 Adalar ve Balkanları verip geldiğini” söylemek için insanın cahil olması yetmez “echel” yani “cahilden daha cahil” olması gerekir.
Mısır(kağıt üzerinde bizim olsa da fiiliyatta İngilizlerin elindeydi), Cezayir, Libya, 12 Adalar ve Balkanlar Birinci Dünya Savaşından önce elimizden çıkmıştı. Diğerlerini de Birinci Dünya Savaşı’nda kaybetmiştik. Cehaletin edep noksanlığını, edepsizliğin ise bilgisizliği sarıp sarmaladığı o mesajın sosyal medyanın kontrolsüz ve sorumsuz ortamından TBMM’nin çatısı altına taşınması Meclis’in maneviyatına saygısızlıktır. 
Umarım bu haddi bilmezlik ilgili ve yetkili herkes tarafından gerektiği şekilde cevaplandırılır ve tarihimize biraz daha doğru ve biraz daha saygılı yaklaşmamız konusunda olumlu adımlara vesile olur.

Bu yazı toplam 594 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim