casino maxi
  • BIST 99.547
  • Altın 234,485
  • Dolar 6,0735
  • Euro 7,1510
  • Samsun : 23 °C

İKİ FOTOĞRAF

OSMAN KARA

Aynı gün çekilmiş iki ayrı fotoğraf var gazetelerde; biri beni ağlamaklı ediyor diğeri isyanlara sürüklüyor. Ağlamaklı olmam duygusallığımdan değil hırsımdan, bana, hayır sadece bana değil orduma ve milletime yaşatılan zilletten kaynaklanıyor. İsyanım ise bu milletin anayasasına sadık kalacağına, birliğine, bütünlüğüne ve bağımsızlığına hizmet edeceğine yemin eden birisinin elinde taşlarla bağımsızlığın ve ülke sınırlarının koruyucusu Türk askerine hem de kameraların önünde pervasızca saldırmasına.
Bu nasıl ülke? Bu nasıl siyaset? Bu nasıl hükümet? Adam sabah akşam ülke gençlerini bir komşu ülkede savaşa çağırıyor. Savaş ilan etmek ya da savaşa teşvik suç değil mi? Mecliste edilen milletvekilliği yeminiyle nasıl bağdaşır bu tavır?
O akla, o davete uyarak bir belediyenin resmi aracında sınırı aşıp komşu devlette savaşa giderken durdurulan kalabalığın milletvekili sıfatı taşıyan birilerinin önderliğinde askeri taşa tutması ve o askerin kalkanların arkasında üst üste yığılarak korunmaya çalışan halleri! Yürekler sızlamaz, ağlamaklı olunmaz da ne yapılır? Bu ordu benim ordum, o kadın bu ülkenin milletvekili(!) ve taşlayanlar da bu devletin vatandaşları(!) O çaresizliğin hüznü bana ama utancı o askerlere değil onları o çaresizliğe mahkum edenleredir. 
Askerin, polisin elinin kolunun bağlanmasından ve çaresizliğinden daha acı olanı batıda tencere tava çalan vatandaşa karşı aslan kesilen siyasetçilerin sınırdaki o taşkınlığa, kanun tanımazlığa karşı suskunluklarıdır. 
“Senin devletin” diyor TBMM’nde oturan o kadın tartıştığı Türk askerine. Herhalde Yunanlı milletvekili de Meriç Nehri’nin öbür tarafından bu tarafa ya da Ermeni parlamenteri de Ağrının doğusundan batısındaki sınır bekçimize ancak böyle seslenirdi. Yazık; bu devlete “benim devletim” diyemeyen benim Meclisimde söz sahibi! O Meclis ki Milli Mücadeleyi yapan meclistir, o Meclis ki bu devleti kuran meclistir. 
Barış ve kardeşlik açılımıymış! Bu nasıl barış, bu nasıl kardeşlik? Yeter artık, ne kendinizi kandırınız beyler ne de bu milleti kandırmaya çalışınız. Bu yürüyüş birlik ve dirlik yürüyüşü değildir. Acıdır ama bu yol ayrılığa çıkar, bu yol bölünmeye gider.
Artık dışarıda kimse inkar etmiyor hatta saklama gereğini de duymuyor; Büyük Kürdistan kuruluyor. Bu acı gerçeği de içeride dile getirmeseler de basireti ve de dili bağlanmamış herkes görüyor, biliyor. Hatta açılımın mimarlarının büyük bir kısmı da gidişatın farkındadır ve eminim ki bundan en az benim kadar endişelidirler.
Sınır askerin namusuymuş. Basın mensuplarına konuşan emekli askerler öyle diyor. Ben o fotoğraflara bakıyor ve muvazzafların ne düşündüğünü merak ediyorum.

Bu yazı toplam 672 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim