• BIST 115.147
  • Altın 164,243
  • Dolar 3,8058
  • Euro 4,6547
  • Samsun : 9 °C

İÇİNE TÜKÜRDÜĞÜM SAMSUN

OSMAN KARA

Kızdınız mı? Kızmayın lütfen. Benimki sadece lafın gelişi; bu kentte her gün onlarca, ne onlarcası, yüzlerce, binlerce insan sabahtan akşama kadar bu kentin içine tükürüyor. Genç yaşlı, okumuş okumamış, kadın erkek ama daha çok erkek, hak tu sesleri arasında balgamını bu kentin sokaklarına, caddelerine, meydanlarına boşaltıyor. Biraz sonra o balgama bir başka kentlinin basacağını hiç mi hiç düşünmüyor ya da düşünse bile aldırmıyor. Belki de kendi pisliğine dönüşte kendisi basacak, ya da daha önce belki de karısı, kızı, oğlu bastı. Umurunda mı ağamın?

Güzel bir kentte yaşıyoruz; Allah her güzelliği vermiş keyifli bir hayat sürmemiz için. Denizim mavisi ile dağların yeşili arasında temiz bir kentte yaşamak niye bu kadar zor ki? Niye belediye temizlik işçilerinin bütün bir gece çalışıp sabah bize tertemiz teslim ettiği kentimizi daha öğleye kalmadan çöplüğe çeviririz ki?

Atakum sahilleri dün doğal haliyle de güzeldi, bugün insan eliyle işlenmiş haliyle de güzel. Yaz günlerinde akşamları cıvıl cıvıl. Kimileri yol boyundaki mekanlarda kimileri deniz kıyısında. Kimileri oturuyor, kimileri koşuyor, kimileri de bir sağa bir sola gelip gidiyor. Herkesin değilse bile büyük bir kesimin elinde, ağzında bir şeyler. Kimi dondurma yiyor, kimi sigarasını tüttürüyor, bir şeyler içiyor kimileri de çekirdek çıtıyor.

O akşamın cıvıltısından sabaha yoğun bir kirlilik kalıyor hem de kilometrelerce uzayan bir kirlilik. Sigara izmaritleri, içecek kutuları ama illa da çekirdek kabukları. Hem de çöp kutularının hemen yanında. Banka oturan kentli kolunu birazcık uzatsa neredeyse çöp kutusuna yetişecek, o kadar yakın. Ama hayır, uzanmak yok, kadın, erkek, çoluk çocuk, kimseyi umursamadan ve kente karşı en ufak bir sorumluluk duymadan atıklarını kentin caddesine bırakıp eve gönül huzuruyla gidiyor, gidebiliyorlar.

Sabahleyin o sahillerde yürüyorum. Allah’ın yarattığı güzelliğin verdiği huzuru insanoğlunun eseri kirlilik kaçırıyor. Motorlu araçlar, temizlik işçileri bu kentin bütçesinden harcayarak akşamın pisliklerini kaldırıyor. Ve aynı günün akşamında bir kere daha kirletilmek için tertemiz bir sahil hazırlıyor.

Bu kent bizimse eğer ve biz gerçekten “Samsunlu” isek ve “Samsunlu olmakla övünüyorsak” öncelikle bu kentin için tükürmekten, atıklarımızı bu kentin sokaklarına, caddelerine, meydanlarına boşaltmaktan vazgeçmek zorundayız.

Kentte yaşamakla kentli olmak arasında çok fark vardır. Kentlilik öncelikle kente sahip çıkmakla başlar. Kentler kirli değildir kentliler kirlidir ve kentlerini kentliler kendileri kirletirler, biz kimi Samsunluların yaptığı gibi.

Bu yazı toplam 426 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim