• BIST 103.200
  • Altın 196,867
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • Samsun : 22 °C

İÇİMDE BİR İNCE HÜZÜN

OSMAN KARA

Yıllar var ki hafızamdadır o bir şarkıdan kalma o bir mısra. Zaman zaman aklıma düşer, akımdan dilimin ucuna gelir ve bazen bir gün bazen bir hafta hep o bir mısraı mırıldanır dururum. “İçimde bir ince hüzün, senden gelir sana gider.” Ne evveli vardır hafızamda o mısraın ne de sonrası. Ne söz yazarını bilirim ne de bestekarını. 
Başımda sevda yelinin estiği günlerden kalsa gerek. O “ince hüznün” geldiği adres de belli gittiği adres de. Geride kalan kırk küsur yıllık sevdanın hatıralarını paylaştığım kadın, çocuklarımın annesi, torunlarımın babaannesi.

Yıllar önceydi, şimdilerde üniversite yolculuğuna hazırlanan büyük torunum Urungu Gökbörü henüz iki üç yaşında. İstanbul’dan Ankara’ya gidiyoruz. Bolu Dağı’nda yemek molası verdik. Biraz sonra bir bey geldi masamıza yanında yedi sekiz yaşlarında bir çocukla birlikte, lokantanın sahibiymiş. Yanındaki torunuymuş. Torunlar üzerine sohbet ederken birden “emekli misiniz?” diye sordu. “Nereden bildiniz?” dedim. Torunumdan bilmiş. “Köylü emekli olunca kuzu güdermiş, şehirli emekli olunca da torun büyütürmüş.”

Sevinmek lazım; çocuklar büyüyor, çocuklar ayaklarının üzerinde duruyor ve çocuklar geleceklerine koşuyor. Sadece kendi geleceklerine değil, bizim geleceğimize, ülkenin geleceğine de koşuyorlar. Hüzün niye?

“Yaşlandıkça çürüyoruz” der bir zamanların “deli” lakaplı sert delikanlısı Necmi Akkoyunlu. Yok, çürümek değil bu duyguların yoğunlaşması ve gençlikte yeterince yaşanamamış babalık ve annelik duygusunun torunlarda yaşanması.

Benim üniversite yıllarımda yaz tatili bitip de dönüş söz konusu olduğunda, üç gün önceden başlardı ağıt. Önce babaannem ağlardı, onu birer gün arayla annem ve babam izlerdi. Belki de babam son ana kadar bize göstermediği gözyaşlarını tenhalarda akıtırdı. Ne de olsa serde erkeklik vardı.

Şimdilerde artık gurbet yok. Hiçbir yer ırak değil, herkes bir tuş mesafesinde. İster sevgilinin sesini duymak, isterse cemalini görmek olsun, sorun değil. Ama o sıcaklık var ya o sıcaklık, sevgiliyi kucaklamak, bağra basmak ve kokusunu içine çekmek var ya, teknoloji henüz onu sağlamaktan çok uzak.

“İçimdeki ince hüznün” sebebi bu olsa gerek. Önceki gün babaannelerinden gelip babaannelerine giden o ince hüzün artık torunlarımdan gelip torunlarıma gidiyor. Allahım herkesin torununa, bu arada benimkine de hayırlı yazılar yazsın. Amin.

Bu yazı toplam 551 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim