casino maxi
  • BIST 99.547
  • Altın 236,786
  • Dolar 6,1013
  • Euro 7,1788
  • Samsun : 23 °C

HEPİMİZ SUÇLUYUZ

OSMAN KARA

Son on beş yılda gördüğüm en kalabalık cenaze merasimlerinden birisi, belki de birincisiydi merhum Dr. Kamil Furtun’un cenaze namazı. Elinden şifa bulmuş hastaları ve yakınları ve sevenlerinin yanında hiç tanımayanlar da vardı. Bir sevgiliyi kaybetmenin acısı bir cinayeti telin etmek isteyenlerin tepkisiyle karışmıştı. Bir aziz ölüye saygı ile bir cinayete isyan duygusu aynı yürekte bir aradaydı. Allah merhuma rahmet, ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve hastalarına sabırlar ihsan etsin.

Bir adi cinayetin yol açtığı bir acı ölümün ardından kendimizle hesaplaşmak istiyorum. Sanık sandalyesinde hepimiz varız ama ilk sırada bizi yöneten, yönettiğini söyleyen, yönettiklerini sandığımız ve yönetmek iddiasıyla sahnede yer alanların bir kısmı oturuyor. Asli(asıl) suçlu olan onlar, bizler feri failiz, bizler ikinci derecede suçlularız, suç ortaklarıyız. Oyumuzla ortağız, onayımızla ortağız, suskunluğumuzla ortağız.

“Susarak suça ortak olmak” çağdaş toplumun icadı sanılır; hayır, değildir; Hazreti Peygamber’in “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” hükmü bu kuralın insanlık tarihindeki ilk ve en mükemmel ifadesidir. Biz Peygamberimizin açık emrine rağmen şiddetin karşısında susarak şiddet suçlarına ortağız.

Sadece eline tabanca alıp günahsız bir doktoru “böyle zevklerim vardır!” şeklinde bir acayip gerekçeyle öldürenin ruh halini yargılamak yetmez. Hepimizin ruh halini ve ruhi dengemizin karşı karşıya olduğu amansız saldırıları masaya yatırmamız lazım. Siyasetin dozu giderek daha da artan şiddet dilinin, şu veya bu şekilde bir köşe kapan ya da bir köşeye yerleştirilen yazarçizerlerin kan, kin, yalan, riya ve nefret akan kalemlerinin ruh dünyamızı nasıl altüst ettiğini sorgulama zamanı geldi de geçiyor bile. Üniversitelerimizin -siyasetin zebunu ve emir eri olmuşları hariç- konunun uzmanı mensuplarının artık bir tavır sergilemesi ve “nefret diline” dur demesi gerekiyor.

Siyasetçilerimiz, yazarçizerlerimiz ve reyting denen ticari çıkarlar uğruna bize kan, kin, nefret ve ihanet dizilerini sunan televizyonlarımız sayesinde birbirimizden nefret eder hale geldik. Bu nefretin karşılıklı çatışmaya dönmesine ramak vardır ve bu çatışma iktidarda hangi parti olursa olsun toplumun sonu olmaya namzettir.

Ne olur ağalar, beyler, paşalar ve de hanım ağalar, ne olur, yapmayın, vazgeçin şu şiddet dilinden, şu belagat şehvetinden. Sizin dilinizden neşet eden şiddet dalga dalga yayılarak halkın ve de gençlerin elinde cinayete dönüşüyor. Siz şiddet dilinin primini toplarken onlar faturasını ödüyor, onlar cezasını çekiyor. Onların çektiği cezayı “bana ne, yapmasaydı” diye geçiştirebilirsiniz ama onların aldığı canların vebalini ne yapacaksınız? Bu dünyada tahsil ettiğiniz siyasi primlerin hesabını öteki dünyada nasıl vereceksiniz?

Toplumun oyunu almak uğruna toplumun ruh sağlığını bozanlar, “bu cinayetin kanun karşısında olmasa bile kamu vicdanında sorumlusu sizsiniz” dersem fazla mı haksızlık etmiş olurum, ne dersiniz?

Bu yazı toplam 438 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim