casino maxi
  • BIST 99.547
  • Altın 234,485
  • Dolar 6,0735
  • Euro 7,1510
  • Samsun : 23 °C

HANGİSİ DOĞRU?

OSMAN KARA

Dün Suriye sınırındaki mayınları söküyorduk bugün milyonlarca dolar harcayarak hendekler kazıyor, duvarlar örüyor, dikenli teller çekiyoruz. Dün Esat dediğimiz Suriye devlet başkanıyla kardeştik, bugün Esed dediğimiz aynı adamla can düşmanıyız. Dün kalkınması için her desteği verdiğimiz ülkenin bugün bölünmesi için çaba harcıyoruz. Üstelik de bölünecek Suriye’nin en çok İsrail’i mutlu edeceğinin aklı başında herkesçe bilinip görülmesine rağmen. Üstelik de İsrail karşıtı söylemleri dilimizden düşürmeden.

Dün şehit cenazelerine katılanları “şehit kanından beslenenler, şehit cenazesinden oy devşirmeye kalkanlar” diye suçluyorduk, bugün o törenlere kendimiz katılıyoruz, o törenlerde siyasi nutuklar atıyoruz. Dün üstümüzde “çözüm sürecinin barış meleği urbası” vardı, bugün savaşan şahin teçhizatıyla pozlar veriyoruz. Dün “şehit cenazeleri gelmesin” diyorduk, bugün “ailesi için en büyük onur” diyoruz. İslam’ın şehadet hakkındaki hükmünü yıllar sonra hatırlamamız garip değil mi?

Dün Oslo’da “üçüncü göz” denen bir yabancı ülkenin gözetiminde müzakereler yapıyor, HDP heyetiyle tarihi Dolmabahçe Sarayı’nda “protokol” imzalıyorduk. İmralı mahkûmunun ya da misafirinin kaldığı odanın duvarlarını ithal kağıtlarla kaplıyor, tenis masası kuruyor, yalnızlıktan bunalmasın diye yanına mahkum sıfatlı dava arkadaşları gönderiyorduk. Bugün HDP “tu kaka”, Kandil düşman, İmralı ziyarete kapalı.

Dün “erken seçimi vatana ihanet” olarak tanımlıyorduk, bugün “erken seçim de erken seçim” diyoruz; hatta onunla da yetinmiyor “hemen seçim-tekrar seçim” istiyoruz. Ben, bu seçimde de istediğimiz sonucu alamazsak o zaman ne diyeceğimizi merak ediyorum. “Biz kazanıncaya kadar seçim” mi diyeceğiz?

Önce “askerler darbe yapacaklarmış” dedik onları derdest eyledik. Sonra “aldatılmışız, darbe yokmuş, hepsi kumpasmış” dedik. Biz aldatıldığımızı anlayıncaya kadar yüzlerce asker özgürlüğünden, geleceğinden, onlarcası hayatlarında oldu. Sonra asıl darbecilerin” askerler darbe yapacak” diyerek bizi aldatanlar(!) olduğunu keşfettik. Kaçan kaçtı, kaçmayanı ya da kaçamayanı meslekten attık, bir iki kişiyi de kodese koyduk. Aldatıldığımızı yine geç anladık.

Yanılmak, aldanmak, hata yapmak insana hastır. Herkes yanılabilir, herkes aldatılabilir, herkes hata yapabilir ama devlet adamları aldanamaz, yanıltılmaz, hata yapamazlar. Yaparlarsa da devlet adamı olmazlar, olamazlar, o makamlarda kalmazlar, kalamazlar.

Benim kafamda cevap arayan sual şu: “Aldanmışız” demek “samimi bir itiraf mı yoksa bir aldatmaca mı”; ne dersiniz?

Bu yazı toplam 687 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim