• BIST 117.235
  • Altın 161,959
  • Dolar 3,7784
  • Euro 4,6204
  • Samsun : 12 °C

Gülüm..

MURAT YÜKSEL

Saat gecenin sabaha çalan saatleri.. Nefes gibi aklımda kan gibi canımdasın; gül kokulu sevgili!

 

Yürüdüğüm yollarda kendime çarpıyordum ardı sıra sen diye, onlarca yüzlerce binlerce kere! Yıllar boyu ve senelerce.. Dizlerim kanıyor, ellerim acıyordu her düştüğümde, yaralarım kapanmadan yeniden yeni yaralar açılıyordu benliğimde, ben zavallı mecnun, ben biçare yolcu, bir el uzandığında elime sen diye bakıyordum umutla tuttuğum ellere, bakıyordum ki yine benim kendimi kandıran, sarıldığımsa yine benim sen diye! Sonra yakası açılmadık okkalı bir küfür savuruyordum boşluğa sanki duyulacakmış gibi kendi kendime, baktığımda sağıma soluma önüme arkama, ben yine sensiz, ben yine sana hasret, ben yine bir başıma kendimle!

 

Yağmurun buğulaştırdığı karanlık odamın ıslak camına seni yazıyordum parmaklarımın ucuyla, adını kazıyordum sanki sonsuzluğa, velev ki bana geldiğinde asla gitmeyesin benden diye, sonra da yağmur durmasın diye el açıp dua ediyordum ismin silinmesin sen bana gelene kadar diye, bilmiyorsun sevgili, sensizlikte adınla bile mutlu oluyordum ben, sensizliği kokluyordum zifiri siyahlarda gecelerce! Adını bile bilmediğim seni yaşıyordum ömrümün her deminde, kokunu duymadan kokunu arıyordum yabancı ellerde, dudaklarındaki tadın esaretindeydim hayallerimde; ve sen gülüm, sana ait olduğunu sandığın bir hayatı yaşıyordun benden habersiz uzaklarda bir yerde!

 

Yüreğimin sesini dinlemeye ve seni aramaya, seni sevmeye devam ettim tüm kalbimle.. "Biliyorum orada bir yerdesin, biliyorum bir gün bana geleceksin, biliyorum birlikte yazılmış bizim kaderimiz, biliyorum kim ne derse desin sen benimsin!"

 

Yıllar bir film şeridini hızlı şekilde ileriye sarar gibi gelip geçiyordu önümden, takvim yaprakları su gibi akıp giderken sormadan etmeden, güneş doğuyor, gece oluyor ve devroluyordu hayatlar bir çarkın dişlisi gibi her daim.. Yaşadıklarım, yaşayamadıklarım, yaşamak istediklerim, hayallerim, isteklerim, düş kırıklarım, can kırıklarım ve bana sormadan bir şekilde hayatıma dahil olanlar.. Geri dönüp baktığımda ise kalbim inadına sahibinde, yüreğim inadına sahibine tutsaktı. Ben hala aşk'ın peşinde, ben hala aşk'ın kölesi, ben hala aşk'a sevdalı.. Yaşadığım yer yüzünün her santimetrekare toprağında aradığımdın sen benim, nefes aldığım havanın en küçük zerresinde ve dahi yudumladığım suyun her damlasında!

 

Hani insan bazen önce hayalinde yaşar yaşatırmış sevdasını, sonra da hayallerindekine ömründe can verirmiş, hayatına dahil edermiş en orta yerinden, yüreğinden çıkarmamacasına, gözünün önünden ayırmamacasına, ömrünü uğruna harcarcasına! Düşlerinde büyütürmüş sevdasını kimi zaman da, hem de öyle kocaman olurmuş ki düşlerdeki sevgiliye duyulan derin aşk, bir daha iflah olmazmış aşık artık sevgilisine kavuşmadan, onu yaşamadan, hayallerinden alıp gönlünün tahtına oturtmadan! Benim yolculuğumda da her şey senin yoluna, her şey senin uğruna işte sevgili.. Tek dileğim, tek duam, tek sevdiğim oldun hayallerimde, düşlerimde ve gözümü açtığım nefes aldığım her saniyede!

 

Yüreğimin sesini dinlemeye ve seni aramaya, seni sevmeye devam ettim tüm kalbimle.. "Biliyorum orada bir yerdesin, biliyorum bir gün bana geleceksin, biliyorum birlikte yazılmış bizim kaderimiz, biliyorum kim ne derse desin sen benimsin!"

 

Yağmurların ardından açan güneş ne güzeldir öyle.. Ya karlı kara kıştan sonra gelen cıvıl cıvıl ilkbahar? Hele ağlamaktan pınarları kurumuş gözlerin paha biçilmez içten gülümsemesi? Ne güzeldir değil mi beş vakit secdeye varan alınların Allah diye yakarması.. Küçük bir çocuğun uyandığında yanı başında bulamadığı annesine sımsıkı sarılmasındaki masumiyet? Gittikleri soğuk diyarlardan havaların ısınmasıyla geri dönen göçmen kuşlarının mutluluğu? Uzun yaz günlerindeki çöl sıcaklarında iftar vaktine kadar tarla sapan kazma kürek çalışan dudakları susuzluktan çatlamış oruçlunun kalbindeki inanç? İşte böyle bir güzellikle geldin sen de benim sana takılı ömrüme sevgilim hayatımın kadını olmaya, varlığımın açan gülü, ısıtan güneşi olmaya..

 

Yüreğimin sesini dinlemeye seni aramaya seni sevmeye devam ettim tüm kalbimle.. Biliyordum benden habersiz orada bir yerde olduğunu, biliyordum bir gün mutlaka bana geleceğini, biliyordum birlikte yazıldığını bizim kaderimizin, biliyordum kim ne derse desin senin sadece benim olduğunu, birbirimize koşmak için doğru zamanı beklediğini.. Ve ben asırların ağırlığı üzerinde yorgun ama yılmayan savaşçı, sonunda aldım ömrümün en büyük ömrümün en güzel ömrümün en değerli mükafatını! Seninle yeniden doğdum, seninle yeniden oldum, seninle yeniden güldüm gülüm.. Gül kokulu yarim, tek esaretim, sonsuz özgürlüğüm!

 

Yüreğin yüreğimde, yüreğim yüreğinde hapsolsun saklı zamanlar boyunca! Ellerin ellerimde, ellerim ellerinde kalsın ezelden ebede aynı sıcaklıkta! Aşkımızla tek beden olalım sevgilim sabahsız diyarların koynunda varsın kıyamet de kopsa! Bir ömür sürsün gülüm bu sevda, kötü günde olduğu gibi iyi günde de olalım birbirimizin yanında! Daima! En güzel aşk şiirleri bizim sevdamıza yazılsın, en tutkulu aşk şarkıları bize adansın, duyulmuş duyulmamış bütün aşk masallarında ismimiz yankılansın! Zümrüdü anka kuşlarının kanatlarında Kaf dağının ardındaki destansı diyarlarda dahi söylensin hikayemiz aşkın mutlu zamanlarına..

 

Saat gecenin sabaha varan saatleri.. Nefes gibi aklımda kan gibi canımdasın gül kokulu sevgili! Benimsin! Ezelden ebede!

Bu yazı toplam 1945 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim