• BIST 117.235
  • Altın 161,959
  • Dolar 3,7784
  • Euro 4,6204
  • Samsun : 12 °C

GEZİ- OKMEYDANI- VARTO - KANDİL

OSMAN KARA

Başlıktaki ilk kelimenin “Gezi”, ikinci kelimenin de “Okmeydanı” oluşuna bakıp da Gezi ve Okmeydanı’nı yazacağımı sanmayınız. Onlar gündemi belirlemiyor tam tersine perdeliyor. Gezi ve Okmeydanı Başbakan Erdoğan ve AK Parti sözcülerinin halkın dikkatini asıl gündemden uzaklaştırmak için kullandığı iki cankurtaran. Ya da dikkat dağıtıcı. Hani meşhur “cambaza bak” hikayesi. Yüzleri maskeli, elleri taşlı sopalı azınlıklar insanların çevre ve demokratik gösteri hakkı gibi iki ortak payda etrafında birleşmesini ciddi şekilde engelliyor. Sanki AK Parti’ye hizmet gibi özel bir misyonları var! Onlar önde oldukça millet geride duruyor ve bu da Başbakan Erdoğan’ın ve AK Parti’nin işine yarıyor. O bir avuç maskelinin yakalanamayışları ya da yakalanmayışları üzerinde kafa yormakta fayda var.
Güneydoğu’da akıl almaz işler oluyor. Kavramlar altüst edilmeden, milletin hassasiyetleri törpülenmeden önce hemen herkesin ayağa kalkacağı ihanetler görmezden, meydan okumalar duymazdan geliniyor. Gazete haberlerine göre, eşkıya yol kesiyor, devletin, ananas ya da muz cumhuriyeti devletinin değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin valisi yolun açılması için terör ve ihanet çetesinin sivil uzantısı bir ilçe belediye başkanının ayağına gidiyor. Ve o başkan “Yolu halk kapattı, açılmasına da halk karar verir” mealinde boyundan büyük laflar ediyor. Benim tepkim edene değil ettirene, söyleyene değil söyletene. 
Hadi bu “devletinin ve milletinin tarihinden ve gücünden habersiz” diyelim, hadi bu kendi idaresine ya da başka bir ifadeyle namusuna teslim edilen yolu açmak için yalvarmaktan başka çare bulamayan biri. Buna acıyıp geçelim ama ötekine ne diyelim. Hani şu hiç mecburiyeti yokken, hatta “düğün değil bayram değilken ve baldızını öpmesine hiç gerek yokken” çete başını “barış kahramanı” olarak kutlayan öteki valiye. Makamına kabul ettiği öğrencilere ““Çözüm sürecini bu aşamaya getiren Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve bu konuda ciddi gayretleri olan Sayın Abdullah Öcalan’ı takdirle karşıladığımı bildirmek istiyorum.” diyen valiye!
Belli ki Sayın Vali hem devleti bilmiyor hem adabı hem de Türkçeyi. Valilik makamı Başbakanı takdir makamı değildir. Bizim adap ve edebimizde takdir küçükten büyüğe değil büyükten küçüğedir. Öğrenci öğretmenini, çocuk babasını, ast üstünü takdir edemez, tam tersi öğretmen öğrencisini, baba evladını, üst astını takdim eder. Sayın Vali, Başbakan’ı takdir etmek gibi bir hadsizlikten daha vahim olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı ile “eli kanlı bir çete reisini sürecin karşılıklı lideri” konumuna getirmekle Başbakan’a haksızlık ve hatta hakaret de etmektedir. 
Sayın Vali’nin kutsadığı süreç ne mi? Onu da BDP’nin Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gülten Kışanak’tan dinleyelim. Gülten Kışanak, PKK tarafından dağa çıkartılan gençlerin eve dönüşleriyle lgili olarak konuşuyor: "Biz bu gençlerimizin onurlu bir barışın sağlandığı özgür vatanın, özgür bir halkın evlatları olarak kendi evlerine, ailelerine döndüğü günü ömrümüzün, hayatımızın rüyası olarak hayal ediyoruz. Hepimiz o gün için yaşıyoruz. O günü mutlaka göreceğiz. Bizim gençlerimiz, bizim insanlarımız, özgürlük için, halkı için, daha iyi bir gelecek için kendi yaşamından vazgeçmeyi tercih etmiş insanları, biz er ya da geç bu kentte, Kürdistan’da halkımızın içinde göreceğiz. Biz o günün hayaliyle yaşıyoruz.”

Bu yazı toplam 614 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim