casino maxi
  • BIST 99.547
  • Altın 236,786
  • Dolar 6,1013
  • Euro 7,1788
  • Samsun : 23 °C

GAZİ PAŞA’M

OSMAN KARA

Altmış yıl önceydi, 10 Kasım’dı; öğretmenim ağlıyordu, arkadaşlarım ağlıyordu, ben ağlıyordum. Ne Sen’i biliyordum, ne Kuva-yı Milliye’yi, ne Mondros’u, ne Sevr’i ne de Lozan’ı. Seni sevmeyi gözyaşıyla öğretiyorlardı. 
Yine günlerden 10 Kasım. Ben artık altı yaşındaki çocuk değilim, altmışaltı yaşında, bir ayağı çukurda bir piri faniyim. Seni biliyorum, Kuva-yı Milliye’yi, Misak-ı Milli’yi, Sakarya’yı, Dumlupınar’ı biliyorum ve yine ağlıyorum. Seni gözyaşlarıyla unutturuyorlar.
Dün tarihler Sen’i yazıyordu, bugün tarihlerden Sen’i siliyorlar. Dün yaşın yaşın ağlamıştım, bugün için için ağlıyorum.
Sadece Sen’i değil, Sen’in “mensubu olmakla iftihar ettiğin ”Türk’ün adını Türk’ün vatanından” silmek istiyorlar, siliyorlar da. Paradan puldan başladılar, dağdan taştan koşar adım gidiyorlar. Yıkıyorlar, kırıyorlar, döküyorlar, Türk vatanında Türk adını ayaklar altına atıyorlar. 
Türk’ü kendi vatanında horluyorlar. Adeta suçluyorlar, sanki Türk olmak suçmuş gibi, Sanki Türk yaratılmamak elimizdeymiş gibi. Küçük ve masum bir mutluluğu bize çok görüyorlar. Dağlardan siliyor, meydanlardan kaldırıyor, caddelerden söküyorlar Sen’in o masum, o saf, o güzel “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” vecizeni. 
Sen’i inkar edebilmek uğruna bu milletin şanlı destanı Milli Mücadele’yi inkara kalkanlar oturuyor TBMM’nin ceylan derisi koltuklarında. Mehmet Akifler, Rauf Orbaylar, Diyap Ağalar, Hamdullah Suphiler, Mareşal Fevzi Çakmaklar geliyor aklıma ve aklımı nasıl olup da hala yemediğime şaşıyorum.
Marş mı desem, türkü mü, ağıt mı, ne desem bilemiyorum, kafamda bin bir mısra seferberlik yılarından kalma; biri gidip biri geliyor. “Ankara’nın taşlı yolu/ Düşman sardı sağı solu/ kan ağlıyor Anadolu/ Yetiş Kemal Paşa kolu” diye feryat eden analar. “Annem beni yetiştirdi bu vatana yolladı/ Teslim etti al sancağı Allah’a ısmarladı” diye yola çıkan ve “Yastığımız mezar taşı yorganımız kar olsun/ Biz bu yoldan dönersek namus bize ar olsun” diye vatan imdadına koşan aslan parçası evlatlar.
Ve Gazi Paşam; 
Yıkılmış, yakılmış bir imparatorluğun kanla kurtarılan son parçası üzerinde “irfanla kurulan” genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Noksanları, yanlışları yok mu? Olmaz olur mu? Var elbette. Ama başarıları da var Gazi Paşam, başarıları da. Gururu, kendisini Türk Milleti’ne mensup kabul eden/edebilen herkese yetecek muhteşem doğruları ve başarıları da var. Tüm noksanlarına ve hatalarına rağmen bugün varsak ve mensup olduğumuz -fiziki ve kültürel- coğrafyada bir yıldız gibi parlayarak yükselmeye devam ediyorsak bunu bu genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve bu devleti kuran Büyük Türk Milleti’ne borçluyuz. 
Gazi Paşam; 
Nur içinde yat. Ben bu devletle, bu milletle gurur duyuyorum. Bu millete mensup olmaktan son derece mutluyum ve kim silmeye kalkarsa kalksın ben haykırıyorum. NE MUTLU TÜRK’ÜM VE NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE/DİYEBİLENE…

 

Bu yazı toplam 478 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim