• BIST 115.147
  • Altın 164,243
  • Dolar 3,8058
  • Euro 4,6547
  • Samsun : 9 °C

EVET; TÜRK’ÜM, EVET; DOĞRUYUM, EVET: ÇALIŞKANIM…

OSMAN KARA

Türklüğün aşağılandığı ve Türk olmanın suçlandığı bu dönemde her suçlamaya, her aşağılamaya ve her belaya rağmen inatla, ısrarla ve gururla haykırıyorum ki: BEN TÜRK’ÜM. Ben bu devletin kurucusu, ben bu milletin unsur-u aslisi ve banisi Türk’üm. Ben; Hazreti Peygamber’in övdüğü, ben Haçlı selini Anadolu’da durduran set, ben Haçlı cephesini Balkanlarda ezen, dağıtan gürz, ben küffarı doğrayan kılıcım, Ben TÜRK’üm…
Ben, “Devlet-i ebet müddet”, ben, “ Nizam-ı alem”, ben, “Ehl-i iman”ım, ben TÜRK’üm. Ben devlet kurucu Mete Han, ben “Papaya üzengi öptüren” Attila, ben Çin’in baş belası Kürşad, ben Cihan Hakimi Cengiz, ben TÜRK’ün adını taşa nakşeden Bumin Kağan, ben İslam’la müşerref olan Satuk Buğra Han, ben Anadolu fatihi “bidat nedir bilmeyen samimi Müslüman” Alpaslan’ım. Ben TÜRK’üm…
Ben Türkistan’da Hazret-i Pir Ahmet Yesevi, ben Yesevi kapısında Sarı Saltuk, ben Yesevi ocağında kor ateş, ben Anadolu’da ışık Hacı Bektaş, ben alimler alimi Mevlana, ben gönüller sultanı Yunus Emre’yim. Ben TÜRK’ÜM…
Ben, iki köy arasında üç güzele sevdalı Karacaoğlan, Toroslarda Dadaloğlu, ben Hakk’a kul haksızlığa asi Köroğlu, “Ben ordu milletlerin en çok dövüşen, en sarpı” ve ben “İSLAM’IN SON ORDUSU ” TÜRK’üm…
Bir tufan gibi koptum Asya’dan ve vurdum silinmez mührümü bir baştan bir başa eski dünyaya. Dört nala gelip Asya’dan bir kısrak başı gibi Akdeniz’e uzanan Anadolu’ya. O mühür benimdir, o mühür Türk’tür. Her kim derse ki, o mühür de benim de harfim, benim de mürekkebim var, o yalancıdır. Avrupa’ya, Afrika’ya Türk’ün töresini ve İslam’ın “İlay-ı Kelimatullah”ını” ben taşıdım. Ben tebliğ ettim aleme İslam’ı kah lisanımla kah irfanımla kah gürzümle. O dil benim dilim, o irfan benim irfanım ve o dile itaat etmeyenleer, o irfana uymayanlara haddini bildirecek gürz benim gürzüm, o gürzü tutan kol benim kolum. Ben TÜRK’üm.
Ben İslam’ın yol açıcı kılıcı; ben İslam’ın koruyucu kalkanı; ben emperyalizmin ilk asisi; ben mazlum milletlerin umudu; ben “Davası yalın kılıç kesilmiş avucunda”, ben “Dört yanı tutuşmuş bir kıtanın ucunda açılan ilk ihtilal bayrağıyım Asya’nın.” Ben TÜRK’üm.
Sabrımı çaresizliğime, suskunluğumu dilsizliğime, hareketsizliğimi korkaklığıma verme. Ben sabırlıyım ama çaresiz, ben suskunum ama dilsiz, ben hareketsizim ama korkak değilim. Ayranım kabarmayı görsün; tufan olur coşar, sel olur taşar, “bendimi çiğner aşarım.” İhanet korksun hiddetimden. Puşt kuytularında tuzak kuranlar bir kere daha gözden geçirsinler hesaplarını. Gün döner, devran döner, keser döner, sap döner, hesap döner ve ben bu hesabı mutlaka görürüm. Dün gördüm, bugün de görürüm, yarın da görürüm. Görmezsem baht utansın. Ben bu hesabı görürüm. Muhtaç olduğum kudret damarlarımdaki asil kanda mevcut. 
ÇÜNKÜ BEN TÜRK’ÜM…

Bu yazı toplam 821 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim