• BIST 103.291
  • Altın 163,155
  • Dolar 3,9618
  • Euro 4,6494
  • Samsun : 10 °C

Dilin Gücü Anlatıldı

Dilin Gücü Anlatıldı
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Kökdemir, "Öğrencilerimizde görüyorum, telefonu eline alan 'tamam aşkım, olur aşkım'dan başlıyor, bankta oturup sarmaş dolaş vaziyetteki gençlere ‘aşık’ deniyor.

Bizim eski edebiyatta okuduğumuz aşklar farklıydı" dedi.
Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitim Denetmenlerine yönelik "Dilin Gücü" adlı seminer verildi. Düzenlenen seminere İl Milli Eğitim Şube Müdürü Kadri Bektaş, Canik Milli Eğitim Müdürü Haluk Melekoğlu, Tekkeköy Milli Eğitim Müdürü Ali Kuzu, Eğitim Denetmenleri Başkanı Nihat Çelikezen, Eğitim Denetmenleri, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge ekip üyeleri katıldı.
İlkadım Öğretmenevi’nde düzenlenen seminere konuşmacı olarak katılan OMÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Kökdemir, katılımcılara “Dilin Gücü” başlıklı konferans verdi. İnsanların henüz çözülemeyen önemli sırlarından birisinin de dil olduğunu söyleyen Kökdemir, "Kelimeler sadece düz anlamları ile zihnimizde yoğrulmuyor. Günümüzde çokça kullanılan hep var olmuş ama en çok içi boşaltılan kavramlardan birisi aşktır. Öğrencilerimizde görüyorum telefonu eline alan 'tamam aşkım, olur aşkım'dan başlıyor, bankta oturup sarmaş dolaş vaziyetteki gençlere ‘aşık’ deniyor. Bizim eski edebiyatta okuduğumuz aşklar farklıydı. Biz Fuzulileri, Bakileri Leyla ile Mecnunları okuduk ama böyle değildi. Sözlüklerdeki 'aşk' kelimesi ‘tutku derecesinde ve şiddetli sevgi’ anlamına geliyor. Ama ben modern Leyla ile Mecnunları 3 ay sonra başka Mecnun veya Leyla ile görebiliyorum. Demek ki kavramın hızlı bir şekilde içi boşaltılıyor. Boşaltılırken de yan anlamlar bitmiyor, yenileri ilave oluyor. Bir şairimizde 'yar deyince kalem elden düşüyor, gözlerim görmüyor aklım şaşıyor, lambada titreyen alev üşüyor, aşk kağıda yazılmıyor Mihriban' demektedir. Yani aşk öyle telefonda falan telaffuz edilecek bir kelime değildir" diye konuştu.
Almanların bilgesi olan Franz Kafka'dan örnekler veren Kökdemir, "Kafka, 'bana hiçbir zaman Almanca anne kelimesi İbranice anne kelimesi kadar sıcak gelmedi' diyor. Yani kelimelerin bir tadı var. Onları yakaladığınız an sadece kulaklarınızda ve beyninizde kalmıyor. Hızla yüreğinize oradan da gönlünüze uzanıyor" ifadelerini kullandı.
Kültürel özelliklerin ve ürünlerin taşınmasında dilin rolünü en iyi anlatan örneklerden birisinin de atasözleri olduğunu ifade eden Kökdemir, şöyle devam etti: "Çinliler ile asırlarca aynı coğrafyada yaşamışız. Ancak Çin atasözlerini bizim atasözlerimizi kıyasladığımızda çok büyük farklılıklar var. Mesela Çin atasözünde 'Eğilen doğrulur' denmektedir. Aynı anlama gelen ve aynı ses özelliklerine sahip bir Türk atasözü de 'Eğilme, kırıl' demektedir. Bu aynı coğrafyada yaşamış milletin hayata bakış açısıdır. Dil bu özellikleri ve güzellikleri en iyi taşıyan vasıtalardan birisidir."
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 362 543 88 67 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim