• BIST 117.235
  • Altın 161,959
  • Dolar 3,7784
  • Euro 4,6204
  • Samsun : 12 °C

DERİN DEVLETMİŞ!

OSMAN KARA

Derininden vazgeçtim; sığını bulsam elini öpeceğim. Ya ben körüm ya da gerçekten yok; onun için göremiyorum. Sevgili Mustafa Duman “Devletlerin değil milletlerin derinliği olur” der. Ben ne yazık ki, binlerce kere yazık ki son zamanlarda milletimdeki derinliği de görmekten uzağım. Dilerim ki bu hal ömrümü verdiğim ve kutsadığım milletimden değil benim aczimden kaynaklansın.
Ben ve benim kuşağımın büyük kısmı ya devleti ya milleti(kimileri buna halk dedi) ya da her ikisini birden kutsayarak yaşadık. Ve bir gençliği samimiyetle inandığımız o kavramlar uğruna gözümüzü kırpmadan feda ettik. Kendi adıma hiç de pişman değilim. O geçmişle gururlu, o geçmişin hatıralarıyla sermestim. İnandık ve gereğini yaptık. İnandım ve gereğini yaptım. 
Pişman değilim ama üzgünüm. Namık Kemal’in “ Ölürsem görmeden millette ümit ettiğim feyzi/Yazılsın seng-i kabrime vatan mahzun ben mahzun” dizelerini unutalı yıllar olmuştu. Yeniden hatırlayacağım hiç mi hiç aklıma gelmezdi. 
Devletin -devlet umuruna yabancı ellerde- düştüğü/düşürüldüğü hallere bakıyor ve kahroluyorum. Milli kurumların kumpaslara düşürüldüğü bir ülke olmamalıydı benim ülkem. Arsızlık, uğursuzluk, yolsuzluk, darbe, darbe girişimi, uluslararası kirli örgüt iddiaları ortalara saçılıyor. Yargı yürütmeyle, yürütme yargıyla, iktidar muhalefetle, muhalefet iktidarla kavgalı. Kavga halkın, yok hayır, sadece halkın değil, basının ve dünyanın gözü önünde, açıktan açığa yürütülüyor. 
Bir süreden beri bu ülkenin karayollarında tırlar durduruluyor, tırlar aranıyor ya da aranamıyor. Polis, jandarma, Milli İstihbarat ve adliye biri birinde, biri tutuyor diğeri bırakıyor. Biri diğerini kuşatıyor. Silah mı, mühimmat mı, insani yardım mı? Belli değil ya da çok belli. Herkes kendine göre yorumluyor. Ama dışarıda birileri not alıyor günü geldiğinde karşımıza çıkartmak üzere.
Ben bu satırları yazarken Konya-Adana-Hatay hattında -kaçıncı seferdir hatırlamıyorum- yine bir tır komedisi daha doğrusu bir tır skandalı yaşanıyordu. Kimse arayanı suçlamasın. Eğer, taşıyan, gerektiği gibi taşıyamadıysa ve eğer -ister içeride bir köstebek olsun ister dışarda bir yabancı eleman- birileri operasyonu haber aldı da ihbar ettiyse jandarma ya da polis görevini yapacak ve ihbarın üzerine gidecektir. Sorgulanması gereken husus tırların aranması değil birilerinin o operasyondan haberdar olması ve ihbar etmesidir. 
Her devletin derininde “milli politikalar” gereği zaman zaman kamuoyunun duymaması gereken ve hatta kanunen suç teşkil eden eylemler olabilir. Düşmanlarınızın derinden gelen saldırılarını yüzeyin sığlığında önleyemezsiniz. Darbeyi geldiği derinlikte karşılayacaksınız. Bunu ahlaken onaylayıp onaylamamak başka bir şeydir kabullenip kabullenmemek başka bir şeydir. Derinliği olmayan hiçbir devlet yoktur. Ve derini bu kadar gözler önüne serilmiş bizden başka bir devlet de yoktur. Veya en azından ben bilmiyorum. 
Bu devletin yürütme erki hangi partinin ve daha gerçekçi bir ifadeyle hangi şahsın elinde olursa olsun bu devlet bizimdir. İktidarlar, siyasi partiler, siyasetçiler gelir geçer ama devlet kalır. Baki olan, “ebed müddet” olan şahıslar değil devlet ve millettir. Yaşatılması, güçlendirilmesi gereken onlardır.
Ne yazık ki, bu gidiş o gidiş değildir.

Bu yazı toplam 371 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim