• BIST 101.090
  • Altın 200,828
  • Dolar 4,7878
  • Euro 5,6116
  • Samsun : 21 °C

Canımız çok yanıyor.. Neden diye SOrMA!

MURAT YÜKSEL

"Beş çeşit şehit vardır: tauna (salgın hastalığa) ttulmuş olanlar, ishalden ölenler, boğulanlar, yıkıntı altında kalanlar ve Allah yolunda savaşarak ölenler." (Buhari)

 

Bir haftadır yüreğimiz yana yana izliyoruz, okuyoruz, takip ediyoruz.. Gözümüz de kulağımız da bir haftadır Soma'dan gelecek mucize haberlerinde.. Dualarımız Soma'da, gözyaşlarımız Soma'da.. Acımız büyük..

 

Hem millet hem de ülke olarak tarihimizin en büyük facialarından birini yaşadık.. Acımız milli yasa dönüştü, bayraklarımızı yarıya indirdik, millet olarak kenetlendik, acımızı hep birlikte yaşadık, dünyanın dört bir yanında da acımız paylaşıldı.. Dile kolay, tam 301 madencimiz Soma Kömür Madenlerinde şehit oldu.. 301 madencimizin evine ocağına ateş düştü.. Öyle bir ateş ki bu, her birinde değişik hayat hikayeleri barındıran, her biri ağıtlara konu ateşler.. Geride kalan gözü yaşlı ana babalar, eşler, yavrular.. Hele ki hiçbirşeyden habersiz, babalarının nereye gittiğini, neden gelmediğini bilmeyen, anlayamayan ve annelerine defalarca, belki de yüzlerce kez "babam nerede anne" diye soracak olan, belki de annelerinin düğüm düğüm olan boğazlarında aradıkları cevabı alamayacak olan masum çocuklar..

 

Her gün yeni gelişmeler, yeni haberler alıyoruz. Şehit sayımız arttıkça mucize beklentilerimiz birer birer tarifsiz acılara dönüştü..  Madenlerde yaşam odalarının olmadığını öğrendik, acımız arttı; dışarı çıkan madencilerimizden arkadaşlarını kurtarmak için geri girenler ve orada arkadaşlarını kurtarmak uğruna birlikte şehit olanlar olduğunu öğrendik, acımız katlandı; oğlu için madenden çıkmayan babanın oğlu ile koyun koyuna bulunduğunu öğrendik, acımız volkan oldu kaynadı; çocuğunun doğduğu gün mezara konan madenci kardeşimiz ciğerlerimizi yaktı; oğlunu ekranlarda gördüğünü söyleyen ve yaşadığı inancıyla kendisini teselli eden babaya oğlunun naaşı teslim edildiğindeki acıyla yandık;  47 yıl önce maden kazasında ölen dedesi gibi hayatını kaybeden madencimiz için kahrolduk; henüz geçen yıl emekli olduğu halde ev alabilmek için yeniden işe başlayan madenci abimizin enkaz altında kalan hayalleri ile birlikte bir yanımız da o enkazın altında kaldı; avucunun içinden "oğlum hakkını hella et" notu bulunan madencimizin avuçlarında yeniden ve yeniden öldük..

 

Kredi borcu için madende çalışanlar olduğunu öğrendik, daha dün staja başlayan kardeşlerimiz olduğunu öğrendik, oğlunun sünnet davetiyelerini gurura madenin girişine asan kardeşlerimiz olduğunu öğrendik, yakında düğünü olacak kardeşlerimiz olduğunu öğrendik, yeni evlenmiş kardeşlerimiz olduğunu öğrendik, tarif edilemez bir hal aldı acımız içimizde..

 

Yaşanan maden faciasında kurtarıldıktan sonra ambulansa bindirilirken hemşireye "Çizmelerimi çıkarayım mı, sedye kirlenmesin" diyen madenci kardeşimizin naifliğiyle hep birlikte ağladık, "Mahmut çıktı mı abi, beni bırakın, onun karısı hamile, onu kurtarın" diyen madencinin dost ve fedakarlık dolu yakarışına hep birlikte şahit olduk.. Kurtarılırıp götürülürken "Abi baretim kaybolmasın, maaşımdan keserler" diye yalvaran işçimizin görüntüsü.. Ve akıllarda yer edecek daha yüzlerce acı dolu yürek burkan hikaye..

 

2014 yılında halen 1900'lerin başındaki sağlıksız koşullarda çalışmak zorunda bırakılan maden işçilerimizin çalıştırıldıkları sağlıksız koşulları öğrendik, bir kez daha kahrolduk! Daha bu sabah işçilerimizin gaz maskelerinin 1993'ten kalma olduklarını, üstelik Çin malı olduklarını, üstelik de miatlarını çoktan doldurmuş olduklarını öğrendim.. Bu facianın bu cinayetin ardında daha ne öyküler çıkacak, daha ne gerçekler öğreneceğiz bilmiyorum, ama dileğim o ki Allahım bir daha böyle bir felaketi ülkemize ve milletimize yaşatmasın..

 

Şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve Türk milletine sabır diliyorum, yaralılarımıza da Allahım şifalar versin inşallah..

 

Bu yazı toplam 1504 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim