casino maxi
  • BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • Samsun : 20 °C

BUGÜN CANIM YAZMAK İSTEMİYOR

OSMAN KARA

Yıllar önce Çetin Altan yapmış bu işi; “Bugün canım yazmak istemiyor” demiş ve köşesinin gerisini boş bırakmış. Birkaç gün sonra da 27 Mayıs Darbesi olmuş. Darbeleri de sevmem, baba oğul Altanları da. Ama tuttum bunu, “canım yazmak istemiyor” deyip köşeyi boş bırakmayı. Tuttum ama köşeyi boş bırakamam ki. Ben Çetin Altan değilim ki.
Canım yazmak istemiyor, canım bir hayal ülkeye kaçmak istiyor. Bir hayal ülke ki orada çalışmak olmasın. Ben yan gelip yatayım başkaları üretsin. Bir hayal ülke ki, orada vergi olmasın. Elektrik parası, su parası olmasın. Ben harcayayım başkaları ödesin. Haciz olmasın, icra olmasın. Borç alayım ama ödemeyeyim. Ben el kesesinden yemenin sefasını süreyim, borç verenler üstüne bir tas su içsin.
Bir hayal ülke ki, orada devlet olmasın. Olacaksa da sadece kağıt üzerinde olsun. O da vermek için olsun. Ben isteyeyim o versin. Ben doğurtayım o baksın, o büyütsün, o okutsun. Ben kaçağa gideyim o göz yumsun. Ben isyan edeyim o affetsin. Canım isterse dağa çıkayım canım isterse dağdan ineyim. Ama hem çıkarken hem de inerken ben kazanayım. 
Hayal kuruyorum ama biliyorum ki bu bir boş hayaldir, yoktur böyle bir ülke. Hayalde var olabilir ama gerçekte olmaz, olamaz. Hiçbir devirde, devletin olduğu hiçbir yerde böyle bir şey olmaz, olamaz. Bu başıboşluk, bu sorumsuzluk, bu pervasızlık devlet kavramının içine sığmaz, sığamaz. Devlet varsa isyan olamaz, devlet varsa paralel devlet yapılanması olamaz. 
Romantik bir tarafım vardır, kolay hayal kurarım. “Adriyatik’ten Çin Seddine Büyük Türkiye” hayali kurmuştum bir zamanlar. Hani şu Demirperde’nin yıkıldığı, hani şu, bizdeki kimilerinin varlıklarını yıllarca inkar ettiği Türk dünyasının birer birer ayağa kalktığı ve herkesin “21. Asır Türk asrı olacak” dediği o günlerde. İhmalle, gafletle, ihanetle o hayallerimin birer birer yıkılışının acısı bir ağır yüktür şimdi yüreğimde. Belki de kaçış isteğim içimdeki bu acıdan kaçıştır.
Yok, hayır, kaçış acıdan değil aldanıştan kaçıştır. Acıya dayanılır ama aldanış yok mu aldanış, işte ona dayanmak zordur. Bu aldanış hele bir de umut bağladığın, karasevdalın kendi halkının kendi geleceğine kent takımının geleceği kadar bile duymadığı ilgisizlikle birleşirse, dayanılmaz olur. 
Ama yok, hayır, kaçmak yok, yılmak yok, hattı ve hele de sathı terk etmek, teslim olmak yok. Bu vatan için verilecek son varlığı verinceye kadar, o slogan misali durmak yok mücadeleye devam. Bir derviş sabrıyla anlatmak, anlatmak, anlatmak… Sen anlatabilirsen eğer, bugün anlamıyorlar diye yakındığın insanlar, anlayacaklardır ve o gün sen onlara yetişemeyeceksin.

Bu yazı toplam 432 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim