casino maxi
  • BIST 99.547
  • Altın 236,786
  • Dolar 6,1013
  • Euro 7,1788
  • Samsun : 23 °C

BU KADAR MI?

OSMAN KARA

“Müsnet suçtan beratlarına…” Yani “atılan suçtan aklanmalarına…” Öyle mi? Bu mu hepsi? Gasp edilen özgürlüklerin, yaşatılmayan sevdaların, çalınan hayallerin, tüketilen umutların bedeli bu kadar ucuz mu?

Yarbay Ali Tatar’ın hayatına ya da Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin ideallerine biçilen değer iki satırlık bir berat kararından mı ibaret? Hani şu haksız yere tutuklanmayı gururuna yediremeyen ve haysiyetsiz kumpaslarda esarete mahkûm olmaktansa hayatına son vermeyi tercih eden Ali Tatar var ya, işte onun hayatıdır ucuzundan bir berat kararıyla eş tutulan.

Hani şu girdiği her okulu birincilikle bitiren ve mahkeme salonunda “Biz Harbiyeyiz Harbiye bu salona sığmaz” diye tarihe not düşen Teğmen Mehmet Ali Çelebi var ya, çalınan hayal ondan önce onun annesinin “oğlunu paşa görme” hayalidir. O hayal, generallikle paşalığın iki farklı kavram olduğunun ayırdına acı tecrübelerle vardığımız yakın zamana kadar erkek evladı sahibi hemen her annenin, her babanın ve her dedenin hayaliydi. Yazık oldu hayallerimize… Dedelerimiz bizi “paşa torunum” diye severdi.

Sadece Mehmet Ali Çelebi’nin, sadece o sahte, o rezil kumpasların kurbanı subayların hayali çalınmadı, bir milletin hayali çalındı. Alnına sıktığı haysiyet kurşunuyla ölen sadece Yarbay Ali Tatar mıydı yoksa onunla birlikte bir kurumdaki silah arkadaşlığı kavramı da öldü mü, en azından komaya girdi mi? Sorulması ve sorgulanması gerekmez mi?

Kumpas olduğunu itiraf etmek sorumlulukları kaldırmaya ve yaranın kapanmasına yeter mi?

Ya tertemiz alınlara sürülen lekeler, hoyratça ayaklar altına atılan haysiyetler, acımasızca kırılan, kırılmaları için zorlanan gururlar! Ya Namusumuzu, hayatımızı emanet ettiğimiz “Peygamber Ocağı’nın” mensuplarına “fuhuş çetesi” damgası vurulması! Bu değerlerin bedelleri nedir? Kim takdir edecek ve kim ödeyecek? Bağırsak temizleme operasyonun pislikleriyle beslenen hangi kiralık kalem, en yakının, yeğenini pazarlamaktan çekinmeyen hangi pezo tanık bu erdemlerin farkında? Kim, ne zaman ve nasıl ödeyecek bu haysiyet faturasının her geçen gün kabaran yekûnunu?

Bir de söyler misiniz lütfen, o kirli ve karanlık kalplerin gizlendikleri o kanalizasyonlardan başlarını çıkarıp yeni yalan ve iftiraların en çirkefini dün onları peydahlayanların üstüne kusmayacağının ve o pisliklerin toplumun hiç akla gelmeyecek kesimlerinin bile üzerine sıçramayacağının garantisi nedir?

Bu hesap görülmeden bu defter sanmam ki kapansın. Ya hukukun ya tarihin ya da ve de mutlaka yarın Hakk’ın huzurunda kurulur mahkeme. Dün yargılananlar çektikleri acıların bedeli ödenmese de aklandılar. Yarın yargılanacaklar aklanabilecekler mi?

Bu yazı toplam 531 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim