casino maxi
  • BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • Samsun : 20 °C

BİR TÜRK OLARAK ÜZÜLÜYORUM

OSMAN KARA

Vallahi de üzülüyorum, billahi de üzülüyorum. Şahsi bir mesele değil bu milli bir mesele. Devletimin en önemli temsilcileri ne zaman dış politikayla ilgili bir açıklama yapsalar anında yabancı muhatapları ya da onların sözcüleri tarafından yalanlanıyorlar. 
Ne zaman “kamu düzeninden” dem vurmaya, PKK’ya ayar vermeye kalksalar anında ya Cemil Bayık ya Murat Karayılan ya da Mustafa Karasu’dan misliyle cevap alıyorlar, tehdit yiyorlar ve ne yazık ki susuyorlar. 
Ben de bir Türk olarak üzülüyorum. 
Artık herkes görüyor ve anlıyor ki çözüm süreci diye bir süreç yok, çözülme süreci var. Ve işin acı tarafı Hükümet de bunun farkında fakat “geri dönmenin maliyeti ilerlemenin maliyetinden daha fazla olur” korkusuyla sonu felaket olduğunu bildiği yolda yürümeye devam ediyor. PKK’nın alan hâkimiyeti de her geçen gün hata her geçen saat biraz daha genişliyor ve pekişiyor. 
PKK pervasızlığının vardığı boyuttan artık iktidar milletvekilleri, bakanlar, Başbakan ve hatta Cumhurbaşkanı bile kamuoyuna dert yanıyor. Tarihin en köklü devletinin ihanet çetesi karşısında düşürüldüğü durum yüreğimi akıyor. 
Ve ben bir Türk olarak üzülmekten öte kahroluyorum. 
Dış politikada sabah akşam yalanlamanın temelinde “Arap Baharını” ve “Suriye’deki olayları” yanlış okumak kadar makamda kurmaylar ve uzmanlarla çalışmak ve basından mümkün olduğu kadar uzak durmak yerine içeride kamuoyu oluşturmak amacıyla o toplantıdan bu toplantıya koşmak ve uzatılan her mikrofona bir şeyler söylemek tutkusu da var. En son konuşacak makamın ilk konuşan makam olması aynı zamanda esasa harcanması gereken enerjinin detaylarda tüketilmesidir ki bu da benim için ayrı bir üzüntü kaynağıdır.
Bu mesele siyasal bir mesele değildir milli bir meseledir. PKK ile oturulan kumar masasında tüketilen şu veya bu partinin oyu değil bir milletin geleceğidir. Atılan her zar kayıplarımızı biraz daha artırıyor. Sonu belli bu kumarı oynamaya devam ettiğimiz sürece daha da artıracaktır. Bir tarafta durmadan taviz veren saflık öbür tarafta her tavizden sonra yenisini isteyen ve maalesef alan bir utanmazlık, bir şirretlik… Bu masada oturmaya ve çocuklarımızın geleceğini tüketmeye mecbur ve mahkûm değiliz. 
Sahip olunamayan vatan topraklarının ve tüketilen istikballerinin hesabını kul sormasa da Allah ve tarih mutlaka sorar.

Bu yazı toplam 474 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim