casino maxi
  • BIST 99.435
  • Altın 238,568
  • Dolar 6,1673
  • Euro 7,2674
  • Samsun : 21 °C

BELİ KIRIK TERÖR!

OSMAN KARA

Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun “Bu an itibariyle terörün beli kırıldı” dediği günün gecesi o “beli kırık” terör ilçeleri basıyor, karakollara saldırıyor, komutanları ve askerleri şehit ediyor. Ya bir de “beli kırık” olmasaymış, kim bilir daha neler yaparmış!

Terörün beli böyle kolay kırılıyorduysa “şimdiye kadar neredeydin, niye daha önce harekete geçmedin, niye daha önce o beli kırmadın da bunca vatan evladını şehit verdirdin” diye adama sormazlar mı? 
Sayın Ahmet Davutoğlu’nun “derinlikli stratejilerinin” ciddi bir zamanlama ve öngörü sorunu var. Yıllar önce “komşularla sıfır sorun” diyerek çıktığımız yolda kavgasız, sorunsuz komşumuz kalmadığı gibi yeni sorunları hem ülkemize hem de bölgemize taşıyacak yeni komşularımız oldu. Osmanlı coğrafyasını bütünleştireceğiz derken komşularımızın coğrafyasının parçalanmasına çanak tutar olduk. Bayrağımızın dalgalandığı yurt dışındaki son Osmanlı toprağını da bir gece yarısı ecdadımızın kemiklerini bırakıp sandukasını kaçırarak terk ettik.

Tansu Çiller’in başbakanlığında bir kayalığa bir bayrak dikemeyen Yunanistan Sayın Davutoğlu’nun bakanlığı ve başbakanlığında on altı adacık ve kayalığa hem bayrak dikti hem de kilise açtı. “Beli kırık terör” kentlerimizi, “Müflis Yunanistan” adacıklarımızı ve kayalıklarımızı işgal ediyor ve kimsenin de gıkı çıkmıyor. Bırakın iktidarı, muhalefet de, millet de sus pus! Bu ne garip hal!
On küsur yıldır kendimizi kandırıyoruz. “Eve Dönüş Yasası” ilk aldanışımızdı. 2005 Nevruz’u ikincisiydi. Habur aldanışların üstüne tüy diken kepazelikti. En safların gözünü açacak bu hukuk rezaleti karşısında en uyanıklarımız gözlerini kapatma kurnazlığına yattılar. Görmemekle tehlikeyi yok sanmak devekuşlarına has bir aptallıktı. Devekuşu olmaya hevesli ne çok insanımız varmış!

Ve adı durmadan değiştirilen, en sonunda da “çözüm süreci” denilmesinde karar kılınan o çözülme/dağılma süreci de gafletin zirvesi oldu. Uzun emekler sonucu köşeye kıstırılmış ve teslim, en azından eylemsizlik noktasına geriletilmiş ayrılıkçı terörle masaya oturmak hangi normal ya da üst aklın eseriydi acaba? Şimdi herkesin yarının kaçınılmaz yargısından kendisini kurtarmak için bir “aldatılmışlık” gerekçesi icat ettiği o süreç terör örgütüne soluklanması, yeniden yapılanması, yığınak yapması, ama daha da önemlisi “kitleselleşmesi ve siyasallaşması” için gerekli zamanı ve zemini kazandırmıştır.

Kendimizi kandırmayalım; terörün beli falan kırılmamıştır. Eğer bir ülke, başbakanının “bu an itibariyle terörün beli kırılmıştır” demesinin hemen ardından şehitler veriyor ve ilçelerinde sokağa çıkma yasakları ilan ediyorsa, dahası seçim güvenliğini sağlayamamak gibi hazin bir itirafla sandık ve seçmen taşımaya kalkışıyorsa o söylemin hiçbir anlamı yoktur.

Kırılan şey terörün beli değil halkın ve görevlilerin morali ile geleceğe olan güvenidir. Terörün asıl gücü de işte bu güven kırılmasıdır.

Bu yazı toplam 576 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim