• BIST 115.147
  • Altın 163,118
  • Dolar 3,8058
  • Euro 4,6547
  • Samsun : 8 °C

BAŞBAKAN VE ZEYTİNDAĞI

OSMAN KARA

Geçenlerde “Son zamanlarda duyduğum en güzel tavsiye” demiştim ya Sayın Başbakan’ın Falih Rıfkı Atay’ın “Zeytindağı” adlı eserini önermesine, şimdi o kitaptan bir bölümü alacağım köşeme.
Birinci Dünya Harbi bitmiş, yenilmişiz. Dört yıl önce “Cihad-ı Mukaddes” ilanıyla ve “zafer dualarıyla” cephelere sürdüğümüz Mehmetler dört yıllık savaşın ama ondan da ötesi mağlubiyetin yorgunluğu ve bitmişliğiyle, gittikleri topraklara, Anadolu’ya dönmekteler. Falih Rıfkı da Suriye Cephesi’nden dönenler arasındadır. O dönüşü anlatır. Güney istasyonlarından birinde bir kadın, bir anne, cepheye gönderdiği oğlunu, Ahmet’ini aramaktadır. 
“İstasyonda bir kadın durmuş, gelene geçene “Benim Ahmet’i gördünüz mü?” diyor. Hangi Ahmet’i? Yüz bin Ahmet’ten hangisini? Yırtık basmasının altından kolunu çıkararak, trenin gideceği yolun, İstanbul yolunun aksini gösteriyor. “Bu tarafa gitmişti” diyor. O tarafa? Aden’e mi, Yemen’e mi, Medine’ye mi, Kanal’a mı, Sarıkamış’a mı, Bağdat’a mı? Ahmet’ini buz mu, kum mu, su mu, iskorpit yarası mı, tifüs biti mi yedi? Eğer hepsinden kurtulmuşsa Ahmet’ini görsen ona da soracaksın: “Ahmet’i mi gördün mü? 
Hayır… Hiçbirimiz Ahmet’ini görmedik. Fakat Ahmet’in her şeyi gördü. Allah’ın (Hazreti) Muhammet’e bile anlatmadığı cehennemi gördü. Şimdi Anadolu’ya batıdan, doğudan, sağdan, soldan bütün rüzgarlar bozgun haykırışarak esiyor. Anadolu demiryoluna, şoseye, han ve çeşme başlarına inip çömelmiş, oğlunu arıyor.
Vagonlar, arabalar, kamyonlar, hepsi, ondan, Anadolu’dan utanır gibi, hepsi İstanbul’a doğru, perdelerini kapamış, gizli ve çabuk geçiyor. 
Anadolu Ahmet’ini soruyor. Ahmet, o daha bir kurşun istifinden daha ucuzlaşan Ahmet, şimdi onun pahasını kanadını kısmış, tırnaklarını büzmüş, bize dimdik bakan ana kartalın gözlerinde okuyoruz.
Ahmet’i ne için harcadığımızı bir söyleyebilsek, onunla ne kazandığımızı bir anaya anlatabilsek, onu övündürecek bir haber verebilsek… Fakat biz Ahmet’i kumarda kaybettik!”
Ahmetler kanınızı ve hakkınızı ne olur helal edin bize. Biz size layık olmasak da helal edin. Helal etmezseniz biz o ağır yükle çıkamayız Yüce Allah’ın huzuruna. Ne olur, helal edin…

Bu yazı toplam 618 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim