• BIST 117.235
  • Altın 161,959
  • Dolar 3,7784
  • Euro 4,6204
  • Samsun : 12 °C

BAŞBAKAN VE MENDERES

OSMAN KARA

Başbakan ne zaman bir ithamla, bir eleştiriyle karşılaşsa, ne zaman kendisini zorda hissetse hemen Menderes’i hatırlıyor. Kendisini Menderes’le özleştirerek savunmaya kalkışıyor. Onun milletin hafızasındaki olumlu imajından ve “darbe mağduru/darbe kurbanı” olmasından yararlanıyor. Kendisiyle oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği öne sürülen konuşma kayıtlarını da aynı cümlelerle savuşturmaya kalktı: “Rahmetle Menderes’e ne yaptılarsa bize de onu yapmaya çalışıyorlar.”
27 Mayıs Darbesi’nde ortaokul ikinci sınıftaydım. Menderes asıldığında da liseye başlamıştım. O günler rahmetli babamın isyanlarıyla kazınmıştır beynime. Darbeye isyan eder, darbecilere söver, Menderes’e gözyaşı dökerdi. Babam hem tek parti devrini hem de Menderes dönemini yaşayarak görmüştü. Ben dinleyerek ve okuyarak öğrendim.
Menderes’e en şiddetli muhalefeti İsmet İnönü’nün damadı Metin Toker’in çıkarttığı Akis Dergisi yapmıştır. O derginin 1959-1960-1961 yıllarını kapsayan 156 sayısı kütüphanemde mevcut. Başbakan’ın son demeci üzerine 1959 yılına ait iki cildi hızlı bir şekilde taradım. Menderes’in demokrasi anlayışıyla ilgili çok fazla eleştiri var ama ilginçtir Menderes’e ve ailesine yönelik bir tek yolsuzluk iddiası yok. Sadece ailesine değil -eğer Fatin Rüştü Zorlu’ya yönelik bir haberi, bir soru arkasına gizlenmiş bir imayı saymazsak- bakanlarına ve onların çocuklarına yönelik bir iddia da yok. 
Ama dergisinin 27 Ekim 1959 günlü 274’üncü sayısında Menderes’in büyük oğlu Yüksel Menderes’le ilgili kısa bir haber var. Habere göre “Genç hariciyecilerden Yüksel Menderes, kanuni müddetinden(yasal süresinden) bir yıl evvel başkatiplik imtihanına girmiş ve muvaffak(başarılı) olmuş.” Derginin haberine göre “Yüksel Menderes’in zamanından evvel vuku bulan(gerçekleşen) bu terfii genç hariciye memurları arasında büyük memnuniyet yaratmış. Öyle ya, Yüksel Menderes’e verilen hak, elbette kendilerine de tanınacak ve artık terfi edeceğiz diye senelerce beklemekten kurtulacaklarmış.” Hepsi bu. Bu da bir kara mizah haberi.
Adnan Menderes’le Yüksel Menderes arasında geçtiği nakledilen bir olay da pek mühimdir ve pek de yaygındır. Yüksel Menderes, Mekteb-i Mülkiye’yi(Siyasal Bilgiler Fakültesi) bitirince ticarete atılmaya karar verir. Bir arkadaşıyla ortak iş yapacaklardır. Adnan Menderes itiraz eder. “Olmaz” der. “Olmaz; ben başbakan olduğum sürece sen ticaret yapamazsın. Ya ben siyaseti bırakacağım ya sen ticaretten vazgeçeceksin.” Oğul Menderes ticaretten vazgeçer, baba Menderes siyasete devam eder. 
Kaderleri ne kadar acı olursa olsun ikisi de temiz yaşadı temiz öldü. Baba Menderes 45.000 dönümlük bir çiftlikte dünyaya gelmişti. Oğul Menderes doğduğunda o çiftlik 4.500 dönüme düşmüştü.
Yukarıda Fatin Rüştü Zorlu’yla ilgili “bir soru arkasına gizlenmiş bir imadan” bahsetmiştim. Akis’in 29 Eylül 1959 günlü ve 270 sayılı nüshasında yer alıyor o iğneli haber. Habere göre Fatin Rüştü Zorlu’nun Tunalı Hilmi Caddesi’ndeki binasının iki katı Emekli Sandığı tarafından yıllık 42.200 liraya kiralanmış. Dergi bu haberi “Tutma Yanarsın” diye vermiş. 
Hulusi Turgut “Yaptırılmayan Savunmalar” adlı eserinde anlatır 27 Mayıs sonrası “Bay yüzde on” diye aşağılanmak istenen Fatin Rüştü Zorlu’nun son savunmasını. Hatırımda kaldığı kadarıyla şöyledir: “Ben Taksim’de kırk odalı bir konakta dünyaya geldim. Beni karşınıza getiren kuvvet Ankara’da 6 odalı bir kooperatif evinden aldı.”
Biz, girdikten sonra fakirleşen siyasetçiler çağında dünyaya geldik. Girdikten sonra da zenginleşen siyasetçiler çağında yaşamaya mahkum olduk. Kader… İnşallah siyasetin tüm idda ve ithamlardan aklandığını görmeden ölmeyiz.

Bu yazı toplam 675 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim