• BIST 103.200
  • Altın 197,005
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • Samsun : 22 °C

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ!

OSMAN KARA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “daha fazla yetkiye” ve bu yetkiyi kullanmak için başkanlık sistemine ihtiyacı var mı? Ya da Sayın Cumhurbaşkanı’nın sırf daha fazla yetki kullanabilmesi için anayasa değişikliği şart mı? Sayın Cumhurbaşkanı’nın kullanmadığı ya da kullanıp da vatandaş tarafından yadırganan ve başka bir erk tarafından engellenen/engellenebilen hangi yetki var ki, anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluk arayışı böylesine önemli hale gelsin?

Herkesin başkanlık rejimine kilitlenerek gözden kaçırdığı asıl nokta, adına çözüm süreci denilen “çözülme sürecinin” dayattığı anayasal değişikliklerin hayata geçirilip geçirilememesidir. Kısacası üniter devlet yapısından federatif yapıya dönüşmenin yasallaştırılabilmesidir.

Adına -dikkatlerden kaçırabilmek ve- halkın giderek zayıflayan ama bir yerde patlamasından korkulan milli tepkisini engelleyebilmek için “demokratik özerklik” denilen proje adım adım hayata geçirilmektedir

Birçok kimseye göre şu anda Türkiye’de nasıl fiili bir başkanlık sistemi varsa Güneydoğu’nun kimi yörelerinde de devlet dışında ve devlete rağmen devletimsi(!) bir “paralel yapılanma” ve fiili bir özerklik vardır. 7 Haziran seçimleri sonrası bu fiili durumun yasallaştırılması ancak anayasa değişikliği ile mümkündür ve 7 Haziran seçimleri işte bunun için hayati öneme sahiptir, yoksa fiili başkanlık sisteminin yasallaştırılması için değil.

Ve Meclis’e sevk edilen “güvenlik yasa tasarısı” de işte tam da bu noktada önem kazanmaktadır. Sahi bu yasa, giderek azgınlaşan, çözülme sürecinin gaflet ve ihmallerinden yararlanarak çok daha büyük kalkışmalar için hazırlıklarını tamamlayan, içerde dağdan şehirlere inerek alan hakimiyetini alabildiğine genişleten, dışarıda uluslararası müttefikler bularak siyasallaşmaya başlayan PKK’nın muhtemel kalkışmaları için mi çıkacak? Yoksa muhtemel gelişmelere karşı milli refleksleriyle tepki koyacaklara karşı mı?

Mevcut yasaların uygulanamadığı, kamu düzenin sağlanması için o düzeni sağlamak ve korumakla görevli ve yetkili üst makam sahiplerinin terör örgütünün ve onun siyasal uzantılarının temsilcilerinden ricada bulunduğu bir ortamda siz hangi iradeyle hangi yasayı uygulayacaksınız?

Soru çok ama asıl sorulması gereken soru şu: “Anadolu Federe Devleti” ya da “Anadolu Federe Halk Cumhuriyeti” kavramlarına hazır mıyız?

Şu da unutulmasın, bu coğrafya ve özellikle de o coğrafya en az bin yıldan bu yana Türkmeneli’dir, Türkiye’dir ve devletin adı da Türk Devleti’dir.

Bu yazı toplam 593 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim