• BIST 117.235
  • Altın 161,959
  • Dolar 3,7784
  • Euro 4,6204
  • Samsun : 11 °C

ADALETTEN NE HABER?

OSMAN KARA

“Gözleri kapalı İstanbul’u dinleyen” şaire nispet ben de aday adaylarını dinliyorum, duyduklarımdan sermest ve hayallerimin dağılması korkusuyla gözlerim kapalı olarak. Ne muhteşem ve ne tatlı vaatler; akla gelebilecek hatta gelmeyecek her şey var; sadece gökteki yıldızlar ve ay yok, bir de adaletten bahis.

Adalet; herkes için adalet; kolay ve masrafsız erişilebilen, hızla sonuçlanan ve herkese güven veren bir yargı sistemi ve gücün karşısında güçsüzün tek sığınağı olan bir adalet anlayışı… “Dicle kenarında bir kurt kapsa bir koyunu/ Gelir de Ömer’den sorar adl-i ilahi onu” diyen ve o hassasiyetle hakkın adaletini halkın hizmetine sunan Hazreti Ömer’in adalet anlayışı… “Berlin’de hakimler var” diyen ve onu hala yaşatan medeniyete inat “Berlin’deki hakimlerden önce İstanbul’da kadılar vardı” diyebilen bir medeniyetin mirasçısı olmanın ahlaki ve tarihi sorumluluğundan beslenen bir adalet anlayışı…

Heyhat, yok; gerçekleştirme niyeti, azmi ve kabiliyetinden vazgeçtim, lafını eden bile yok. Gerçekleşmesinin zorluğundan hatta imkânsızlığından mı hiçbir aday adayı dokunmaz o konuya yoksa önemsiz mi buldurlar adaleti? Ya da “masrafsız ve kolay ulaşılabilir ve güvenilir yargı” ve “ herkes için adalet” imkanına kavuşan vatandaşın kendilerine ihtiyaçlarının hatta daha da açığı mahkumiyetlerinin kalmayacağını bildiklerinden mi istemezler ve de dillendirmezler yargı ve adalet konusunu?

Adalet dediysem bunu sadece adına saray denilen binalarda aranan ve tartışılan dar bir kavram olarak algılamıyorum. Adalet adliye koridorlarına düşmeden gerçekleşmek zorundadır. Adalet sarayları adaletin dağıtıldığı yer değil adaletsizliğin önlendiği ya da hak ve adalet konusundaki anlaşmazlığın bir karara bağlandığı yerdir.

Eğer bir ülkede yansız ve adil bir sınav yapılamıyorsa, kimi kentlerde sorular önceden veriliyor kimi kentlerde ise cevaplar imtihan salonunda topluca çözdürülüyorsa… Eğer bir ülkede kamu hizmetine giriş yazılı sınavlarda sorulara verilen doğru cevaplara değil de sözlü sınav öncesi mümeyyizlere açılan siyasetçi telefonlarına bağlıysa... Daha da acısı istisnai kadrolar siyasi erk sahipleri tarafından eş dost ve akrabayı taallukat için kullanılıyor, hakkı olanlar gerilere atılırken arkası olanlar öne çıkarılıyorsa… O ülkede şekli hukuk olsa da gerçek hukuktan, adaletten ve hakkaniyetten bahsetmek doğru değildir.

Bekleyeceğim; bakalım hangi partiden hangi aday adayı bu milletin huzuruna çıkıp adalet ve yargı sistemi hakkında ne düşündüğünü açıklayacak ve hakka ve hukuka sadakatle bağlı kalacağı, hiçbir yan tutmayacağı, yandaş kayırmayacağı konusunda açık taahhütlerde bulunacak. Kürsülerde tek ayak üzerinde edilen ve bir daha asla hatırlanmayan yeminlerden değil halkın karşısında verilecek ve her an insanın yüzüne vurulacak taahhütlerden bahsediyorum.

Umudum yok ama bekleyeceğim… Hem de şu parti ya da bu parti ayırımı yapmadan tüm partililerden ve tüm adaylardan…

Bu yazı toplam 532 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Bafra 55 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 553 667 59 11 | Faks : 362 543 88 67 | Haber Yazılımı: CM Bilişim